Faytonlu günler yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız :
Kimden : Kime :
Mesajınız :

Faytonlu günler16 Ocak 2021, Cumartesi

Sanal alemde dolaşırken İsmail İnci beyin paylaştığı fayton arkasına binen bir çocuk fotoğrafı beni Adapazarı’nın faytonlu günlerine götürdü.

                Adapazarı’nın o dostluklar ile dolu şirin günlerinde şehir içi ulaşımda belediye otobüsü yok, minibüs yok,  taksi yok.  (Sadece Yapı Kredi yanında 3 taksilik bir durak vardı.) Şehir içi ulaşım ya faytonlar ile yapılırdı,  yada yayan

***

                O günlerde seyyar dondurmacılar, allı güllü macun satanlar, akşamları bozacılar hayatımızı renklendirirdi.

Dini bayramlarda Katlı Pazaryeri’nin karşısında kurulan bayram yerleri ayrı bir güzellikti. Uçan sandalyeler, düz duvarda dönüp duran motosiklet sürücüleri ayrı bir heyecandı.

***

O günlerde komşuluk ilişkileri de bambaşkaydı. Hele de komşular ile birlikte hafta sonlarında yapılan piknikleri unutmak mümkün değildir. Piknikler genellikle Çark Deresi kenarında olurdu. Biz genellikle Mithatpaşa Köprüsü’nün yanındaki çınar ağaçlarının alında piknik yapardık. Gün öncesi herkes evinden piknik için ayrı ayrı hazırlıklar yapar,  sabah herkes hazırladıklarını piknik sepetine koyar ve demiryolu kenarından yaya olarak sohbetler eşliğinde Mithatpaşa’nın yolu tutulurdu. Piknik yerine varıldığında kilimler,  hasırlar yere serilir, yemek zamanı herkes getirdiği  yiyecekleri ortaya koyardı.  Bazen de Çark Gazinosu’nun Mithatpaşa’ya doğru Çark Deresi’nin kenarındaki salkım söğütlerin altında pikniğe giderdik.

Sıcak yaz günlerinde ise  bazen  Sapanca Gölü’nün kenarına pikniğe giderdik.  Sapanca’ya sabah saat 08.00’de kalkan kara tren ile gidilirdi. Pazar günler o tren  pikniğe gidenler nedeniyle tıklım tıklım dolu olurdu. Trenden inince istasyon karşısında “Kumbaz”  denilen yerde piknik yapılırdı. Piknik yapılan yerde ki ağaçların gölgesinde oturulur, salıncaklar kurulur,  oyunlar oynanırdı. Şimdi o yerlerde yazlık villalar var.

***

O günlerin unutulmazları arasında ise yazlık sinemalarda bulunurdu.  Hatırımda kalan yazlık sinemalar şöyle. Çark Caddesinde  Cevat Beyin evinin karşısındaki Ses Sineması. Ses Sinemasını Cevat  Bey’in oğlu Reşat Bey işletiyordu. Ses Sineması çakıl olan zemini ile pek su tutmaz ve kış günlerinde burada futbol oynardık. Cevat Bey ara sıra polis gönderir bizi kovalatırdı. Hatta bir seferinde Arap Yılmaz (Yılmaz Vural) polislere ayakkabılarını kaptırmıştı.  Neyse  konu dağılmasın. Çark Caddesi’nin girişinde ise Melek Sineması’nın yazlığı vardı. İstasyon Caddesi’nin başında Fitaş Sineması’nın yazlığı, istasyon karşısında ise Feza Sineması vardı. Kavaklar Caddesi’nde ise sırasıyla Saray, Atlas ve Yeni sinemalarının yazlıkları bulunurdu.  Saray Sineması’nda en çok ilgi gören filmler ise Zeki Müren’in oynadığı filmlerdi. He akşam Saray Sineması’nın gişe önünde uzun kuyruklar oluşurdu.  Daha önceleri Kömür Pazarı’nda Erman Ailesi’nin bir Yazlık Sineması varmış. Aynı şekilde Halk evinin (Şimdi burada Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı var) bahçesinde de bir Yazlık Sinema varmış. Haftaya kısmet olursa  Adapazarı’nın o güzel günlerine devam ederiz.  

 “FAYTONCU ARKAYA KAMÇI”

 Çocukken  “Faytonlu Günlerin”  en büyük heyecanı ise  yoldan geçen faytonların arkasına oturup gezmekti. Burada fayton arkasına oturamayanlar ise biraz da kıskançlıkla “faytoncu arkaya kamçı” diye bağırdı. Kamçı arkaya doğru geldiğinde ise inip kaçardık (FOTO: İsmail İnci’nin arşivinden. Kullanmak için kendisinden izin isteyemedim. Hoşgörüsüne sığınıyorum.)

 

***

Kenan Maraşoğlu’nun notu

Geçtiğimiz haftaki “Hafta sonu yazıları”nda Kenan Maraşoğlu’nun eski Adapazarı anılarından söz etmiştim. Daha doğrusu Maraşoğlu’nun sanal alemde paylaştığı anılarını köşeme almıştım.  O yazıda Maraşoğlu’nun kitap yazdığından söz etmiş ve kendisinin   bildiğim kadarı ile 2 kitabı olduğunu ve  bu kitapları okuduğumu anlatmıştım.   Maraşoğlu, bir mesaj atarak 4 kitabı olduğunu ve bu kitapların hepsini Semih Saner aracılığı ile bana gönderdiğini belirtmiş. Semih ağabeyde böyle konularda bir ihmal kesinlikle söz konusu olmaz. Sıkıntı bizim tarafta olmuştur. Bu arada Maraşoğlu, şu anda 5. kitabını yazmakta olduğunu da belirtmiş. Merakla bekliyorum.

 

***

 

Tever: “Bu süreçte isteyen her

parti kongresini yapabiliyor”

 

        Dün bu sütunlarda AKP İl Kongresi ile ilgili yazdığım yazıda şöyle bir ifade kullanmıştım: “Pandemi kuralları nedeniyle çok kalabalık bir il kongresi olacağını sanmıyorum. Zaten AKP dışında diğer parti ve sivil toplum kuruluşlarının kongre yapmasına 28 Şubat tarihine kadar izin verilmiyor. Peki, AKP İl Kongresi’ne neden izin veriliyor. Her halde iktidar olmanın avantajı olsa gerek. AKP il kongresinin hayırlı olmasını dilerken, Yunus Tever’ e şimdiden başarılar diliyorum.”

      Dün sabah AKP İl Başkanı Yunus Tever, aradı ve her zamanki nazik üslubu ile “Abi bu süreçte sadece AK Parti değil Yüksek seçim Kuruluna bağlı her parti kongresini yapabiliyor. Örneğin; bu süreçte  DEVA Partisi de il kongresini yaptı.”

Düzelti, Tever’den  özür dilerim.  Artık pandemi sürecine versin.