Piyasadan beklentiler... yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız :
Kimden : Kime :
Mesajınız :

Piyasadan beklentiler...1 Şubat 2021, Pazartesi

Son bir ayda farklı sektörlerde bir çok üretici ve büyük ticaret hacimli iş insanı ile görüşmeler yaptım. 2021’den beklentilerini sordum. 

Derleyip sizlere aktarmak istedim.

Genel görüş 2021’i esas belirleyecek olan pandemi süreci...

Bu süreçte “aşı” önemli... Belirsizlikler olsa da Mayıs-Haziran 2021’den itibaren bir toparlanma beklentisi hakim...
 

Türkiye’de dövizde de çok hareketlilik beklenmiyor. Dolar kuru 7.30 - 8.20 TL arasında kalır düşüncesi var... Enflasyon yüzde 10-12 arasında, büyüme de yüzde 2-4 civarında olabileceği görüşü var...

Dünyada ve ülkemizde ekonominin 2021’de yeniden iyileşme dönemine gireceği özellikle ikinci çeyrekle birlikte aşının yaygınlaşmaya başlamasıyla küresel ekonomide toparlanmanın başlayacağına olan genel bir beklenti var...

Buna paralel olarak Türkiye ekonomisinde de yeniden istikrar sağlanacağı düşünülüyor...

İhracatın da katkısıyla yılın ikinci yarısıyla birlikte toparlanma daha da ivme kazanabilir. 

Aşının öncelikli olarak AB bölgesi başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde yaygınlaşacağını düşündüğümüzde, bu bizim için ihracat ve turizm açısından da önemli bir avantaj sağlayacaktır. 

Pandeminin dünyayı içine soktuğu ekonomik kriz, geçmiştekilerden farklı olarak hem arz hem de talep kaynaklı gerçekleşti. 

Pandemi döneminde neler yaşanacağı her gün değiştiği için önümüzü görmek, plan yapmak zorlaşıyor. Bütün dünyanın bu hastalıktan kurtulması gerekiyor. O nedenle zengin ülkelerin özellikle geri kalmış ülkelere destek olması lazım. Bunlar olmadan bu virüsten kurtulamayacağız. Bundan kurtulamadığımız müddetçe de ekonomi geri planda kalır. Sağlık ön planda. 2021 yılında ikinci dönemden sonra hareketin başlayacağı görüşü en yaygın kanı...

Genel olarak baktığımızda yeni yıl artık dünya için kendine gelme ve yeni umutlar dönemi olacak. Dolayısıyla ben de Türk iş dünyası için de çıkış yılı olacağı inancındayım. 

Mesela Turizm açısından pozitif bir yıl olacak. Ayrıca Türkiye’ye yabancı yatırımcı ilgisinin artacağını düşünüyorum. 

2021’de harcama seviyesi daha yüksek bir turist profilinin Türkiye’ye geleceğini öngörüyorum. 2021'de turizm başta olmak üzere birçok sektör yükselme trendine girer.

Ayrıca aşı geliştirme faaliyetlerinde olumlu haber akışı devam ederse havacılık sektörü ve ulaştırmada da 2021’e ilişkin olumlu beklentileri daha da artar. 

Sıkışmış talebin harekete geçtiği bir ortamda, turizmin ve fuar sektörünün önde gelen destinasyonlarından biri olan Türkiye de özellikle yaz sezonunda büyük bir taleple karşılaşabilir. İş dünyasında bu önemli bir potansiyel olarak görülüyor bu sene. 

Bir de şu var tabii... Dünyada 2020 yılı çok zor geçti ama dünya iş çevrelerince Türkiye açısından son dönemde pandemiyi yönetme ve ekonomideki değişiklikler uluslararası sermaye çevrelerinde olumlu yanıt buldu. Türkiye’nin risk puanının düşüyor olması da bunun önemli bir göstergesi. 

Diğer taraftan kurların daha durgun ve düzenli hale geliyor olması, yabancı yatırımcı açısından da da pozitif bir durum...

Açıkçası bu tür öngörüler ve fikirler bizi olumlu düşünmeye sevk ediyor. İkinci çeyrekten itibaren enflasyonun düşeceği, yatırımların yeniden başlayacağı, turizmin daha da canlanacağı bir dönem uzak değil. 

Ekonomistlerin de söylediklerini dikkate alırsak enflasyonu da kontrol altına alınmış daha tutarlı bir büyümenin olması lazım. Belki 2021’de daha düşük bir büyüme olacak ama daha fazla istikrarın sağlandığı, yabancı sermayenin Türkiye’ye gelmeye başladığı bir dönemi görmek lazım. 

Kötümser bir görüntü yok. Aşıların olumlu etkisini de hesaba katarsak, Türkiye ekonomisi, pandeminin etkilerinden yüzde 50 dahi kurtulsa 2021’de büyür. 

Çünkü sanayici durmuyor, ihracatçı durmuyor.

Bir de şunu söylemek istiyorum. Dijital para birimlerinde de artış öngörüsü var... Takip edilmesi gereken bir finans ve yatırım aracı artık...

Dış politikada 2021’de daha ılımlı bir politika bekleniyor. Çünkü bir taraftan Avrupa ile olan uzlaşmalar diğer taraftan Türkiye’nin Avrupa ile kaçınılmaz bir bütünlüğünün olması pandemi sürecinde daha net görüldü. 

2021’de Türkiye’nin Avrupa Birliği ile beraberliği muhtemelen daha da gelişmiş olacak. İşbirliği artacak. 

ABD’deki yeni yönetimin de Türkiye ile ilişkileri zor hale getirecek pozisyonlar içinde olacağı tahmin edilmiyor...

Özellikle tekstil ve hazır giyim sektöründe de beklenti yüksek. Türkiye bu iki alanda global ticaret pazarında hem kalite hem de lojistik imkanlarıyla öne çıkıyor.

Tekstil ve hazır giyimde pandemiyle birlikte yurtdışında fırsatlar doğdu. Önümüz açık.

Her gün her şey değişiyor. Bakın mesela AVM’ler kapandı ama Online satış arttı. Yeni dönemde online satışların çok daha iyiye gideceği genel bir görüş. 

Hem iç pazar hem de yurtdışına mal sattığımız firmaların online satışlarına çok dikkat edilmesi lazım. Ben de Online satış yapan firmalarla iş yapılırsa ihracatın artacağını düşünüyorum. Bu tabloda Türk firmaları yerini almalı...

2021’de dünya konjonktürü Türkiye’nin büyümesi için çok elverişli. Çünkü dünyada COVID-19’un yarattığı olumsuz ekonomik etkileri düzeltmek için merkez bankaları parasal genişleme yapıyor. Dolayısıyla ortaya çıkan fazla likidite, Avrupa ve ABD’de eksiye düşen faizlerle birlikte üretim yapan firmalara talep artışı sağlayacak. 

Bunun sonucu olarak Türkiye’nin ihracatında artış olacak. 2021’de Avrupa ve Kuzey Amerika’da ciddi fırsat oluşacak. 2020’de basılan paralar yeni üretim alanları arayacak. 

2021’de 6. aydan sonra ciddi bir potansiyel beklentisi var. Şu anda bütün bu basılmış paraların kendilerine verim getirecek ülkelere ihtiyacı var. Türkiye de bunu verebilir. 

Türkiye önemli bir tedarik merkezi olduğu için bu hepimiz adına bir fırsat dönemi olabilir. Pandemiyle birlikte dünyadaki üretim ve tüketim felsefesinde bir değişim oldu. Asya’da üret, Batı’da tüket anlayışı artık değişiyor. 

Tüketicilerin profili de değişiyor. Daha evvel altyapımızı, kaliteli üretimimiz olduğunu bu kadar anlatamadık. Ama pandemiyle birlikte dijital dönem bize fırsat sağladı. Çin’e karşı kalitede Avrupa’ya ABD’ye kendimizi daha iyi ifade ettik. Lojistik olarak da avantajımız var. 

Tüketici artık daha kaliteli ürün tercih edecek. Bu noktada da Türkiye öne çıkacak.

Türkiye’nin 2021’de dış politikada da çok güçlü olacağını bekliyorum. 

İyi haftalar...