TÜRKİYE MİLLİ OLİMPİYAT KOMİTESİ yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız :
Kimden : Kime :
Mesajınız :

TÜRKİYE MİLLİ OLİMPİYAT KOMİTESİ19 Şubat 2021, Cuma

Sevgili Okurlarım,

Beyazın tüm masumiyetini gösterdiği güzel bir haftayı geride bırakırken bugünkü yazımda sizlere ülkemizde tam anlamıyla hükümet dışı yapılanma özelliği taşıyan tek kurum olan Milli Olimpiyat Komitesi yapısından bahsetmek istiyorum.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tamamı gönüllülerden oluşan, kâr amacı gütmeyen, toplum yararına çalışan, özerk bir sivil toplum kuruluşudur. TMOK, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) ‘Olimpik Antlaşmasına uyumlu tüzüğü, görev ve faaliyetleriyle Olimpik Hareketin Türkiye’deki ve Türk sporunun Olimpik Hareket içerisindeki temsilcisidir. Başta Yaz ve Kış Olimpiyat Oyunları olmak üzere Gençlik Olimpiyat Oyunları, Avrupa Oyunları, Avrupa Gençlik Olimpik Festivalleri ve Akdeniz Oyunları gibi IOC yönetimindeki spor organizasyonlarına Türk sporcularının katılımı ve Olimpik Oyunlara adaylık konularında Türkiye’nin tek yetkili kurumudur.

Türkiye Millî Olimpiyat Komitesinin (TMOK) 1908 yılında, Selim Sırrı Tarcan’ın öncülüğünde, Osmanlı Olimpiyat Komitesi adı ile kurulmuş olup, 1911 yılında da Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından tescil edilmiştir.

TMOK, dernek statüsünde kurulmuş bir tüzel kişiliktir. Tüzüğünde Komitenin, her türlü politik, ekonomik ve dinsel etkinin dışında tamamen bağımsız ve özerk bir kuruluş olduğu belirtilmiştir (Tüzük m. 1). Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının aynı zamanda TMOK’nin koruyucu fahrî başkanı olduğu da ifade edilmiştir (TMOK Tüzüğü m. 2).

TMOK’un organları; Genel Kurul, Yönetim Kurulu, Denetleme Kurulu, Konsey, Sicil Kurulu, Yüksek Danışma ve Disiplin Kurulu’dur. TMOK’un en üst düzey karar organı Genel Kurul’dur. TMOK Başkanlığını Dünya Sporunda söz sahibi olmuş ve IOC’ de de daha önce 2.başkan olarak görev yapmış ülkemiz için oralarda olması büyük gurur olan Prof. Dr. Uğur ERDENER yürütmektedir.

TMOK’un temel görevi, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin ‘Olimpik Antlaşması’ kuralları çerçevesi içerisinde ve temel ilkeler doğrultusunda ‘Olimpik Hareketin ve sporun geliştirilerek korunmasını sağlamaktır (M/5)..

TMOK, bünyesinde Fair Play, Spor Kültürü ve Olimpik Eğitim, Spor Hukuku, Sporcu Komisyonu gibi komisyonları barındırmakta olup faaliyetlerinin bir çoğunu bu komisyonlar eliyle gerçekleştirmektedir. Peki bu faaliyetleri nelerdir ? ne kadarı gerçekleştirmektedir? Ya da ne kadar faaliyetini halkın ve gençliğin yararına sunabilmektedir.

Benim bu yapı ile tanışmam inanın 2000’li yılların başında hakemlik yaptığım ve üniversite öğrenimi gördüğüm dönemleri kapsamaktadır öncesinde böyle bir örgütten hiç haberim olmamıştı. Bünyesinde herkes için spor anlayışı ile olimpik günler düzenleyen, Çocuk ve Gençliğe yönelik projelerinden okullarda Oli maskotu ile spor kültürü ve olimpik eğitim sunumları gerçekleştiren aynı zamanda Olimpik anneler projesi, ücretsiz spor okulları projesi, Kıtalararası Yüzme yarışmaları gibi çalışmalarda faaliyetleri arasında yer almaktadır.

TMOK’un  mevcut yapısı ve işleyişini her ne kadar IOC yönlendirse de ben bu kuruluşun ülkemizde daha fazla aktif çalışmalar yapması ve daha fazla halk ile bütünleşmesi gerektiğini düşünüyorum. Tmok bir kere Spor Bakanlığı ve Merkez teşkilat ile daha yoğun mesai harcamalıdır. Spor göstermelik ilişkilerle yürütülecek bir olgu değildir. Spor taban birliklerden ve paydaş örgütlerden uzak sadece İstanbul merkezi odaklı bir yapının  Hakkari’de Spor kültürünü yaygınlaştırabilme hedefini gerçekçi bulabiliyor musunuz? Olimpik hareketi yaymak sadece okullarda ya da üniversitelerde ders müfredatında yer almakla da olmuyor. Bakınız olimpiyatlardan başarı ya da başarısızlıktan bahsetmiyorum bile kaldı ki 1936 Berlin Olimpiyatlarında kazandığımız 12 madalyadan sonra aradan geçen 85 yıllık süreçte o sayının yanına dahi yaklaşamadık tabi bunu doğrudan Tmok ile bağdaştırmak hiç doğru değil. Benim derdim daha çok insanı sporla tanıştıralım, olimpizm ruhunu yaygınlaştıralım bunun içinde Tmok illerde şubeleşmeli bünyesinde İl Temsilcileri bulundurmalı her il de aktif çalışmaları bu temsilcilerinin göstereceği köprü vazifesi ile yürütmelidir. Ayrı bir temsilcilik külfet mi ? O zaman Spor Federasyonları ile işbirliğinizi daha fazla arttırarak mevcut federasyon il temsilcilerinin olimpik hareketi yayması adına desteklenmesini, onların illerde daha iyi örgütlenmesini destekleyebilirsiniz. Ama Ben TMOK’um kendi özel statüm var, tüzüğüm bu, ben büyük gücüm derseniz adeta Fil Dişi kule misali tavrı benimseyerek merkez ve taşradan, federasyonlardan, spor taban birliklerinden uzak durursanız ne o ülkede spor kültürünü yayabilirsiniz, ne projelerde başarı sağlayabilirsiniz ne de olimpik sporcu yetişmesi noktasında işbirliği yapabilirsiniz. Kaldı ki bunların etkisiyle de ulusal ve uluslararası organizasyonlarda sporun sevk ve idaresini havada bırakırsınız.

Sonuç olarak, Sen, ben değil Biz bilinciyle hareket edilerek Tmok Spor paydaş örgütleriyle sıkı bir işbirliği yapmalıdır, Eğer tüzüğünde bakanlar kurulu kararı ile Türkiye İsmini taşıyan bir sivil toplum kuruluşu isen ülkenin en az  3’te 2’sinde örgütlenerek İllerde şubelerin açılması sağlanmalıdır. Yapısını ve sorumluluğunu daha fazla netleştirerek Madalya ve başarı odaklı mı? Yoksa olimpizm ve spor kültürü odaklı mı ? yapılanacağını belirlemelidir.  Yani Ben IOC ‘ye bağlıyım görev tanımlarım bu farklı yapıları tanımam ya da uzlaşmam zor olur denirse benim gözümde dernek statüsünde kurulmuş, kendi çapında oynayan, Türk Spor yapılanmasından uzak sadece evrak, lisans ve organizasyon işlerinde zorunlu işbirliğini sürdüren, halka ulaşmayan kısmi faaliyetlerle her zaman kapalı kutu rolü benimseyen bir yapı olarak kalacaktır. Madem ki büyük bir Sivil toplum örgütü, madem ki çok güçlü bir yapı o zaman sahada hep beraber el ele mücadele sürdürülmelidir.

Her şey Türk Sporu için…