HALK SİYASET ÜSTÜ... yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız :
Kimden : Kime :
Mesajınız :

HALK SİYASET ÜSTÜ...4 Mart 2021, Perşembe

Halklar, kendi yaşamsal hak ve değerini gözetmezse, oy vererek başına koyduklarının ona sunduğuna razı gelmeye başlar. Oy vererek güç verdiğinin önünde eğilen her millet, özgürlüğünü ve özgünlüğü bir nevi feda etmiş olur. Kendini ve içinde yaşadığı toplumu köleleştirir. Daha kötüsü emeğine yabancılaşır. Yani bu durum; kendi ürettiği arabaya binememek, kendi ürettiği evde oturamamak, kendi ürettiği koltuğa oturamamak gibidir!
  

  Bu konuyu Karl Marx (1818-1883) şöyle ifade ediyor; "İnsanların, yönetenler ve yönetilenler olarak ikiye ayrılmaları ile emek ve ürünün birbirinden ayrılması aynı sürece denk düşer. Bu ikili bölünmeler, toplum üyelerinden bir kısmı refah içinde yaşarken, geri kalan ve çoğunluğu oluşturan kısmın sefalet içinde bir yaşam sürmesine neden olmuştur. Bu durumun yönetenler açısından sorun yaratmaması, yönetilenlerin içinde bulundukları sefil koşullara rıza göstermelerinin sağlanmasıyla mümkündür.   

  Bu zorunluluk üst kimliklerin yaratılmasını gerekli kılmıştır. Yaratılmış bir üst kimlik şemsiyesi altında “efendi/köle” özdeşliği sağlanarak toplumsal düzendeki her türlü eşitsizliğin üstü örtülür. Bu sayede yönetilenlerin, diğer bir ifadeyle kölelerin rızalarının sağlanması kolaylaşır. Efendisiyle bir üst kimlik çatısı altında özdeşlik kurması, kölenin yaşadığı
yabancılaşmanın bir neticesidir. Kölenin, efendisiyle arasında özdeşlik kurması bir
yanılsamadan ibaretse de, onun “köleliğini yaşamasını kolaylaştırır ve köleliğini yaşarken katlandığı horlanmışlığı, acıları hafifletir”. Toplumda yönetilen konumdaki sıradan insan, yönetenlerce kurgulanmış bu üst kimlikleri gönüllü olarak benimsemektedir. Bu gönüllü benimsemenin altında yatan iki önemli faktörden birincisi, kişinin gereksinimlerini karşılamak için gelir sağladığı kaynağın yönetenlerce yaratılıp, güvenlik ve devamlılıklarının bu kişiler tarafından sağlandığı yönünde bir yanılgıya düşmesidir. İkincisi ise kişinin daha iyi bir geleceği tahayyül edebilmesinin ve içinde bulunduğu görece rahat konumdan ödün vererek, böyle bir geleceğin inşası için mücadeleye girişmesinin, yaşanan günde de belli bir maddi ve kültürel seviyeye erişmiş olmasını gerektirmesidir."
 

   A, B veya C partisi fark etmeksizin, halk; yönetici dediklerini, kendisi ve toplumuna hizmet için seçtiği bilincini sürekli hatırlamalı. Hatırlamalı ki onları patron kabul etmesin ve "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" diyebilsin...