Günün Tarihi:2 Temmuz 2022

‘Ellerimize bakıp baskı kuruyordu!’


Hendek’teki fabrikada yaşanan patlamaya ilişkin aralarında fabrika sahiplerinin de bulunduğu 5'i tutuklu 7 sanığın yargılanması dün de devam ederken, müşteki kapsamındaki çalışanlar yaşadıklarını anlatmaya devam ettiler. Biri, “Eşim böyle ölümü hak etmedi” derken, diğeri de “Ellerimize bakıp baskı kuruyordu” dedi.

Davaya katılmadı

Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesince Ferizli’de yeni inşa edilen cezaevi kampüsündeki salonda görülen duruşmada, tutuklu sanıklar fabrika sahiplerinden Yaşar C. ile Hasan Ali V, Erşan Ö, Asiye A, Aslı B, tutuksuz sanık Ahmet Ç, müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu. Tutuksuz sanık fabrika sahiplerinden Ali Rıza Ergenç C. ise duruşmaya katılmadı.

Korona tedbirleri

Duruşma salonu binası içi ve çevresinde kolluk kuvvetlerince geniş güvenlik önlemi alındı. Müştekiler, patlamada hayatını kaybedenlerin yakınları ve diğer izleyiciler, duruşma salonuna yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri uygulanarak alındı. Önceki gün ifadelerini veren çalışanların anlattıkları ise ilgiyle dinlendi.

Üzerimizde baskı vardı

Müşteki Mücella S, beyanında patlama sesi duyduğunu ve yaralandığını belirterek, üretim konusunda üzerlerinde baskı olduğunu, belirtilen sayıya ulaşmak için yemeğe bile gidemedikleri zamanlar olduğunu savundu. Müşteki Necla Ö. de torpil bölümünde çalıştığını dile getirerek, "Bir anda bir patlama oldu, yere düştüm. Yere düşünce basınç beni dışarı attı. Fındıklığa gittim, dönüp baktığımda her yer yanıyordu, muska bölümünden simsiyah duman çıkıyordu." ifadesini kullandı.

10 gündür mutsuzdum

Patlamada hayatını kaybeden Muhammet Seyfi Çanakçı ve Muhammet Aygün'ün yakınları da sanıklardan şikayetçi olduklarını anlatarak, davaya katılmak istediklerini kaydetti. Müşteki Fatma G. de muska bölümünde çalıştığını ifade ederek, "Söylememize rağmen önlem alınmadı, muskaları sadece güneşe sererek kurutmaya çalıştılar. Çin Mahallesine girme yetkimiz yoktu. Muska işine başladığımızdan beri son 10 gündür mutsuzdum." diye konuştu.

Ölmediğine şaşırdı

Müşteki Gülten T. de muska bölümünde çalıştığını belirterek, "Patlama anında sayım yapıyordum. Birden bire patlama oldu, kendimi yere attım, nasıl dışarı çıktım hatırlamıyorum. 5 metre ileriye uçtum nasıl ölmedim şaşırıyorum. Beni hastaneye ağabeyim yetiştirdi, psikolojim bozuldu, tedavi görüyorum. Bunlar cezalarını çeksinler. Her yerde mallar vardı, can güvenliğimiz yoktu, patlama olacak diye uyarmıştık." ifadesini kullandı.

Bizi hiç dinlemediler

Müşteki Kezban Y. de muska diye tabir edilen ürünlerin patlayacağını söylediklerini savunarak, "Ama bizi hiç dinlemediler. Sanık Hasan Ali V, 'Siz her şeyi görmeyin, duymayın.' dedi. Ben korkuyordum. Patlama olunca masanın altına girdim içerisi kapkaranlık olmuştu, arka taraftan çıkınca bir baktım hiç bir şey yoktu, her şey patlamıştı. Patlamanın muska bölümünde olduğundan şüpheleniyorum." dedi.

Masanın altına girdim

Müşteki Melike T. de sanık Yaşar C'nin asistanı olduğunu dile getirerek, "Olay anında idari binanın üst katındaydım. Patlamada masanın altına saklandım. Masadan kalktığımda tüm camlar kırıktı ve her yer toz içindeydi. Biz patlamada Hüseyin Can ile lavaboya saklandık, Yaşar Bey lavaboya kadar geldi içeri baktı ve gitti, bizi oradan çıkartmadı, oğlu kurtardı. Sadece Yaşar Bey'den şikayetçiyim çünkü bütün sorumluluk ondaydı" ifadesini kullandı.

Tartışma ve ara

Melike T'nin beyanı sırasında taraf avukatları arasında çıkan sözlü tartışma nedeniyle mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Aranın ardından sanık Yaşar C'nin avukatının sorusunu cevaplayan Melike T, "Hüseyin C, Yaşar Bey'in oğludur. Biz lavaboya girdiğimizde Hüseyin C'nin başı kanıyordu. Yaşar bey gelip seslendi, 'Lavabodayız.' dedim, geldi baktı ve gitti. Sonra tekrar patlama oldu, Hüseyin C'ye telefon geldi, 'Çıkıyoruz.' dedi ve çıktık." dedi.

Böyle ölümü hak etmedi

Patlamada hayatını kaybeden Erhan Ateş'in eşi Nigar Ateş de fabrikada aşçı olarak çalıştığını ifade ederek, "Olay nasıl oldu anlamadım. Eşim Çin Mahallesi'nde çalışıyordu. Eşim zaman zaman Çin Mahallesi'nde olayda yaşamını yitiren Ramazan Kor'a barut yaptırıldığını söylüyordu. Hepsinden şikayetçiyim çünkü benim canımı benden aldı bunlar. Eşim böyle bir ölümü hak etmedi." diye konuştu. Bu ifade sonrasında duruşmaya ara verildi.

Çok baskı vardı

Mahkeme heyeti, duruşmanın 3'üncü gününde yoklama ve ilk defa gelen müştekilerin kimlik tespitinin yapılmasının ardından şikayetçilerin beyanını almaya devam etti. Müşteki Ümmiye K, ifadesinde, "volkan bölümü"nde çalıştığını belirterek, şunları kaydetti: "Patlamada o basınçla bir hengame oluştu. Dışarı çıktım, arkama baktığımda muska bölümünde üretim yapıldığı yerin yandığını gördüm. Çok karışıktı, insanlar bağırıyordu, eli kolu kopanlar, başı kanayanlar... Bacağım ve kolum yaralandı. Sonra fındıklıktan köye çıktık. Yakınlarım geldi, beni aldı, hastaneye gittim. Sanık Yaşar C, konuşmaya başladığında öyle bir farklı anlattı ki biz öyle bir fabrikada çalışmadık. Çalışma ortamı, standartlar kötüydü ve çok fazla baskı vardı. Yaşar beyin sevkiyat açsından son bir hafta 3-4 saat başımızda olduğunu biliyorum. Ne fabrika kurumsal ne de çalışanları kurumsal. Şikayetçiyim."

Ellerimize bakıyordu

Ümmiye K, sanık Ali Rıza Ergenç C'nin avukatının, çalışma şartlarını bir yere şikayet edip etmediği sorusuna, "Ustabaşılarıma söylemem, zaten şikayettir. Onlar bir şey yapamıyorsa benim şikayet etmem ne işe yarar?" cevabını verdi.  Sanık Yaşar C'nin avukatının, müvekkilinin nasıl baskı yaptığına ilişkin sorusu üzerine Ümmiye K, "Yaşar bey, saat 9-10 gibi gelip öğlene kadar yanımızda duruyordu. İnsanlar çalışırken devamlı ellerine bakıyordu. O psikolojide çalışarak, Yaşar beyin ellerimize bakması bir baskıdır zaten." diye konuştu.

Muska bölümü

Müşteki Hafize Y. de "muska bölümü"nde çalıştığını, patlama sırasında paketleme yaptığını, patlamanın etkisiyle yerinden fırladığını, dışarı çıktığında ise yerdeki malların yandığını gördüğünü anlattı. Müşteki Kadriye Y. ise fabrikada 10 yıldır çalıştığını dile getirerek, "Patlama anında basınçla oturduğumuz yerden devrildik. Dışarıya çıktığımda her yer kapkaranlıktı. İnsanların üst üste çıktığını hatırlıyorum. İkinci patlamada yere düştüm, kalktığımda muska bölümü simsiyahtı. Patlama orada oldu." ifadelerini kullandı.

Her yer simsiyahtı

Müşteki Ömrüye Ç. de 6 fabrikada yıldır görev yaptığını, patlamanın nerede meydana geldiğini görmediğini belirterek, binadan dışarı çıktığında muska bölümünden dumanların yükseldiğini gördüğünü, üretim sayısı konusunda üzerlerinde baskı olduğunu kaydetti.  Müşteki Şahsine Ş. de fabrikada 5 yıldır çalıştığını, patlama sırasında muska bölümünde olduğunu dile getirerek, "Bir ses oldu, çatıdan parça düştü, her yer simsiyahtı. İkinci patlamada kendimizi dışarı attık, dağlara kaçtık. Patlamanın nereden geldiğini göremedim, içerideydim. Şikayetçiyim." ifadelerini kullandı.

 

 

18 Mart 2021 , Perşembe Bu haber toplam 1690 defa okundu.

Haberin Fotoğrafları

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.


Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama



SAKARYASPOR PUAN DURUMU