Anne-babalar çocuklarınıza meslek öğretin yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız :
Kimden : Kime :
Mesajınız :

Anne-babalar çocuklarınıza meslek öğretin7 Eylül 2021, Salı

Anne-babalar çocuklarınıza meslek öğretin

Aileler çocuklarının doktor, diş hekimi, mühendis, avukat, öğretmen gibi üst düzey meslek sahibi olmasını istiyor. İş dünyası nitelikli eleman bulamadığından şikâyet ediyor. Milyonlarca öğrencimiz, on binlerce okulumuzda okuyor, diplomasını aldığı zaman yaşı yirmi, yirmi ikiye ulaşmış oluyor. Askerlik, iş arama derken yirmi beş yaşında hiçbir mesleği olmayan milyonlarca genç iş bulmaya çalışıyor. Sorduğunuzda, “Ne iş olursa yaparım” diyor. Bu kısır döngü yıllarca halkası büyüyerek devam ediyor. Ülkemiz kaybediyor, ailelerin hayalleri yıkılıyor, gençlerin umutları kayboluyor…

***

Üst seviyede meslek sahibi olabilmek için zekâ türünün uygun, seviyesinin yüksek olması gerekiyor. Eğitim bilime göre üstün zekâlı insanların nüfusa oranı % 1, 2 civarında. Üstün zekâlı çocukları küçük yata yakalanıp, uygun eğitim ortamı sağlandığı takdirde üst seviyelere ulaşabiliyor. Üst seviyelere ulaşmanın yolu da anlama, kavrama, hızlı işlem yapma becerisinden geçiyor. Üst seviyede meslekler için başta matematik, ana dil ve yabancı dil becerisi, iletişim, organize etme vb. becerilerinden geçiyor. Üzülerek görüyoruz ki zaten az olan üstün zekâlı çocuklarımız aile, toplum, eğitim sistemimizde “sönme” yaşayarak yok olup gidiyorlar.

***

Gençlerimize meslek edindirmek üzere meslek liseleri, yüksekokul, fakültelerin yanında özel, devlete yaygın eğitim kurumları hizmet veriyor. Görüyoruz ki bu okul ve kurumlarımız çağın gerektirdiği, iş dünyasının istediği nitelikte, çeşitlilikte meslek erbabı yetiştiremiyor. MEB’nın verilerine göre meslek okullarından mezun öğrencilerin ancak % 18’in kendi alanlarında üretime katılabiliyor. Bu durum bize mesleki-teknik eğitimde yüksek oranda kaynak israfının olduğunu gösteriyor. Meslek lisesi öğrencilerinin maliyeti genel lise öğrencilerine göre üç, dört kat daha fazla olduğunu biliyoruz. Yemek yapmak için çok harcama yapıyoruz ama sofraya lezzetle yenecek yemek pişiremiyoruz…

***

Gençlere iş, üretime nitelikli elaman bulmalıyız. Bu gidişatla makas açılıyor, ülkemiz olması gereken üzerim düzeyine çıkamıyor.

***

Elbet sorunlar akılla çözülür. Son iki yıldır milli eğitimde mesleki-teknik eğitimde önemli değişiklikler hayata geçirildi. Bunlardan birisi de Ahi kültürümüzden, tarihimizden gelen, bize ait olan mesleki eğitim merkezleri revize edildi. Yapılan düzenleme ile 2021 Haziran itibariyle mesleki eğitim merkezinden mezun olan öğrenciler dünyanın her yerinde geçerli olan ustalık belgesi yanında mesleki teknik Anadolu Lisesi diploması da aldılar. Eğitim tarihimizde bir ilk yaşanarak mesleki eğitim merkezinden mezun olan öğrencilerden yüksekokulu, fakülteyi de kazanalar oldu.

***

Mesleki eğitim sistemi nasıl işliyor? Öğrenciler ortaokul sonunda veya her türlü liseden, hak kaybı yaşamadan mesleki eğitim merkezlerine kayıt, nakil yaptırabiliyor. Öğrenciler 27 ana alan, 142 dalda istedikleri meslekleri sınavsız seçebiliyor. Öğrenciler kayıt oldukları günden itibaren bir işletmeye uygulamalı eğitime başlıyor. Haftada 4-5 gün uygulamalı eğitim, 1 gün teorik eğitim görüyorlar. iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı sigorta yapılıyor ve primleri devlet tarafından ödeniyor. Öğrencilere asgari ücretin en az % 30 oranında ücret ödeniyor. Dört yıl süren öğrenimleri süresinde 11. Sınıfın sonunda kalfalık belgesi, 12. Sınıfın sonunda ustalık belgesi ve mesleki teknik Anadolu lisesi diploması almaya hak kazanıyorlar. Yirmi yaşına geldiğinde teorik ve uygulamalı çok iyi eğitim almış, mesleklerinde nitelikli eleman haline gelmiş oluyorlar. İş bulma derdi de yok; Çünkü verilere göre bu sistemden mezun olanların istihdam oranı % 90 üzerinde. Bu sitemde herkes kazanıyor.

***

Sevgili anne-babalar yol yakınken iyi düşünün, mesleki eğitim merkezi modelini inceleyin kız ya da erkek olsun çocuğunuzun mutlaka nitelikli bir meslek edinmesini sağlayın. Unutmayın atalarımızın söylediği gibi, “Ağaç yaşken eğilir…” Sonradan dert yanmanın yararı yok…