Günün Tarihi:26 Temmuz 2021

2021 ve İhracat...24 Mayıs 2021 , Pazartesi


Murat Kaba

2021'in küresel çaptaki aşı uygulamalarının yaygınlaşması ile bir toparlanma yılı olacağı hususunda beklentiler oldukça yüksek.

Hızlı toparlanmanın yolu ise ihracattan geçiyor…

Bir ülkenin gelişmesinde ihracatın rolü çok önemli…

Ülkemiz de uzun yıllardır büyümesinin lokomotifi olarak ihracatı konumlandırmış durumda.

Ancak yapmamız gereken en mühim hamle salgın sonrası kurulacak dünyada tedarik zincirlerinin yükselen oyuncusu olmamızdır…

Türkiye’nin hem devlet, hem hükümet hem sivil toplum kuruluşları hem de sektör temsilcileri olarak topyekûn hızlı toparlanma senaryosu dahilinde hedef ürünleri ve hedef ülkeleri tespit ederek bir ihracat seferberliği başlatması gerekmektedir.

Bunu yaparken amacımız ihracatta avantajlı olduğumuz fırsat ürünleri ve yüksek katma değerli markalı ürünlerin toplam ihracatımız içindeki payını artırmak olmalı...

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ihracat verilerine göre 2019 yılında 180 milyar USD’ı aşan ihracat, 2020 yılında 169 milyar USD’a kadar geriledi. 

Çin'i dışarıda tutarsak 2020'de çok az ülkenin ihracatını artırmış olduğunu görmekteyiz…

Bu durum şaşırtıcı değil. Dünya Ticaret Örgütü (WTO) erken tahminlerine göre (ki; bana göre bu bir tahmin değil senaryonun kendisidir) küresel mal ticaretinde 2020 yılında kaydedilen yüzde 5,3'lük daralma da bu durumu doğrular nitelikte. 

Ancak Türkiye'nin 2021 yılının ilk 3 aylık verileri incelendiğinde ve önceki yılların aynı dönemleri ile karşılaştırıldığında yukarı yönlü bir ivmenin olduğu net bir şekilde görülmekte. 

Salgın öncesi 2019 yılı Ocak – Nisan döneminde 59, 8 milyar USD olan ihracatımız 2021 yılı Ocak – Nisan döneminde yüzde 15 oranında artış göstererek 68,7 milyar USD seviyelerine ulaşmış durumda.

Önceki dönem ihracat verileri de göz önünde bulundurulduğunda bu oranın yıl sonu toplam ihracatımıza da aynı oranda yansıması ve 2021 yılı sonu toplam ihracatımızın 200 milyar USD’ı aşması beklenmektedir...  Bu da Cumhuriyet tarihimizin rekoru olmasının yanı sıra 2023 hedefimiz olan 226,6 milyar dolar eşiğine çok yaklaştığımızı gösteren bir müjde niteliğinde. 

Tekrar söylemem gerekirse “Rekabet Avantajı Olan Ürünlere Odaklanmalıyız”...

Bu kadar öngörülemezliğin öne çıktığı bir dünyada, daha yüksek hedeflere erişmek için eski yöntemlerin geçerli olmayacağı açık. 

Çünkü "ihracat odaklı büyümede" bana göre ilk sırada, rekabet avantajımız olan ürünlere odaklanmak geliyor. 

Bir ülkenin ihraç ettiği ürünler arasında rekabet avantajının yüksek olduğu ürünlerin tespitinde kullanılan birçok yöntem mevcut...

İhracat Analizi metodlarında GTIP kodları üzerinden dünyada en fazla ithalatı yapılan ürünler ve son 5 yıl içinde düzenli bir şekilde ithalatı artan ürünler tespit edilip bunu Türkiye’nin ihraç ettiği ürünler ve son 5 yıl içinde düzenli bir şekilde ihracatı artan ürünlerlerin tespiti aşaması izler. 

Sonrasında her iki kategoride de eşleşen ürünler bulunup, bu ürünler üzerinden fiyat avantajımız ve belirli bir ihracat değerinin üzerinde olan ürünler belirlenir. Ortaya çıkan bu ürün grubu ülkece rekabet avantajımızın olduğu ürün grubudur. 

Bu doğrultuda Türkiye'nin 2019 yılı verileri baz alınarak rekabet üstünlüğü olan ürünlere yön verilebilir...

Stratejik öneme sahip sektörler dünya ticaretinden daha çok pay almamızı sağlayacak...

Türkiye’nin ihracatında öne çıkan stratejik sektörlerin başında Otomotiv Endüstrisi, Savunma Sanayi, Makine Aksamları, Kimya Sektörü ve Sağlık Sektörü geliyor. 

Önümüzdeki dönemde bu sektörlerin etkinliği iyice artmış olacak. 

Bu sektörlerde yapılacak yatırımlar ülkemizin katma değeri yüksek ürünlerin ihracatının önünü açtığı gibi, Türkiye’nin dünya ihracatından daha fazla pay almasını da sağlayacak. 

Bununla birlikte Covid-19'la gündeme yerleşen yeni trendlere karşılık verme kabiliyetimizden e-ihracata kadar geniş bir yelpazede elimizdeki varlıkların kalitesini bir kez daha tartmamız gerekecek.

Tüm dünyayı etkisi altına alan salgının etkilerinin azalması ile birlikte Türkiye’yi ekonomik anlamada ciddi fırsatların beklediği aşikâr. Çok inanıyorum ben buna…

Bu süreçte en büyük avantajlarımız lojistik konum itibariyle gelişmiş pazarlara yakınlığımız ve küresel tedarik sisteminde gerçekleşecek dönüşüm olacak. 

Ülkemizin 2021'nin ikinci yarısı ile birlikte ekonomik olarak hızlı bir toparlanma sürecine gireceği öngörülmekte ve iş dünyası olarak merkezinde ihracatta yeni yaklaşımların yer alacağı bu döneme şimdiden hazırlıklı olmamız gerekmektedir... 

Yeni dönemde hedef pazarlarda doğru adımları atmamız için vargücümüzle çalışmalıyız...

İyi haftalar...

 

 

Bu yazı toplam 209 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU