Günün Tarihi:25 Şubat 2020

"AÇTIRMA KUTUYU, SÖYLETME KÖTÜYÜ"5 Aralık 2019 , Perşembe


Özlem Doğan

Kime göre, neye göre... Her şeyin ve her olayın kökeninde ki "göre" ler... Görecelikler...
Bu durumu pek sevmiyorum aslında. Çünkü fazlası ile suiistimale uğruyor, kelime oyunlarının ardına gizlenmiş yaşantılar dünyasında...
Kimin işine gelirse öyle... İşte buradan türüyor sonra politiklikler, atıf hataları...
Neyse yorgun zihinlerinizi bir de ben yormayayım. Malum doğduğumuz coğrafya bize gerçeklikleri algılatacak farkındalıklardansa, hurafelerle uyuşturmaya başlamıştır henüz kundaktayken. Berrak kalamaz zihinlerimiz. İşte bu yüzdendir sürekli huzursuz ve suçluluk duygusunda, sürekli bir doluluk hissedişlerimiz. Doğduk doğalı yüklemelere maruz bırakılmışlıklarımızdan yani. Örf ve adetlerden tutunda inanışlarımıza kadar. Neye nasıl inanacağımızı bile içine doğduğumuz toplum kazır aklımıza. Ve bir çoğumuzda seçim şansımız varmış gibi kandırır kendini. Yok canım yok... Kendine özgü fikrini daha doğmadan öldüren bir toplum baskısı ile çerçevelenmişsindir, kandırma yani kendini. Farklı düşüneni aykırı ilan etmeyi görev bilmiş kalabalıklar, hergün içinde öldüğü kopyalanmışlıkta renk görmeye tahammül edemez. Daha da ilginç yanı neden tahammül edemediğini kendi de bilmez, daha kötüsü bir kere olsun oturup nedeni nedir diye düşünmez. İşte bu noktada birbirine hadsiz karışmalar, hadsiz yorum hakları ve sınırsızlık duygusu başlar. Özgürlük mü? O da ne? Özgür olmadığına oturup ağlayan toplum, kendini henüz aşıp çözememişken özgürlükten ne anlar??? Özgür ve özgünlükte huzur ve akıl vardır aslında. Özgün olursan, yanlızlıkla tehdit eden toplumdan sıyrılmadıkça, ne birey, ne toplum özgün olamaz ve özgürleşemez... Ne de kalitesi artmaz... Huzur da bulamaz...
Ahsenlik bulmak için kafaları kumdan çıkarmak ve biraz hareket etmek gerek... Ee bi zahmet...
"Açtırma ağzımı söyletme kötüyü... " diyorum kimi zaman aynaya...
Bakıpta gördüğün değilsin çoğu zaman,
Ve en çok sen aldatıyorsun kendini,
Kendinden bıkmadan...
.
Bıkmalara doyamadığımız günler yaşıyoruz. Görüyorum ki bir çoğumuzun yüreği yorgun. Doğallık ve samimiyet arzusu ağır basıyor. Ee..Hiç bir güzellik uğruna savaşmadan, çaba sarf etmeden kazanılmıyor. Ses vermek ve yerince tepki göstermek gerek.
.
Geçtiğimiz hafta sonu akşam saatlerinin yoğun trafiğinde, Harem'den Sakarya'ya yol almakta olan otobüsün dört numaralı koltuğunda, günün yorgunluğu çökmüştü ki hostes koltuğunda oturan muavinin sesiyle irkilerek başımı kaldırdım. Karışan trafikte öndeki şoförlere aklınca hakaret ediyordu.
-"Bak abi bunlar kesin özürlü. Ah şöyle bir çarpsalar da inip bir güzel dövsem. Hah bak işte kesin özürlü bunlar yaptığına bak. Beyinsiz, özürlü"... Ya sabır... dedim tam açacağım ağzımı sustu. Aradan biraz zaman geçti geçmedi tekrar başladı ayarsız konuşmalara...
-"Ne biçim araba kullanıyor bunlar yaa... Kesin kadındır bu...Valla bahse girerim kadındır... Abi dur azıcık yanaş hemen geçme hele bakacam kadın mı? Hah bak demedim mi? Ha ha ha kadın iştee!"... Biri bu insanı mükemmel olduğuna ve diğerlerinin kusurlu olduğuna mı inandırmış? Hayır hiç zannetmiyorum. Düşünen duyarlı ve düşünerek konuşan biri olarak yetiştirilmemiş sadece. Çünkü bu tip insanlar etraflarında kusur arayarak, kendi eksikliklerini göz ardı edip, özgüven telkin ederler kendilerine. Neyse uzun lafın kısası dayanamayıp öne doğru uzandım oturduğum koltuktan.
-Pardon bakar mısınız? Bir süredir sizi dinliyorum ve "ya sabır" diyorum. Birinci cümlenizde tüm şoförlere "özürlü" diyerek bu bir hakaret kelimesiymiş gibi hakaret ettiniz. Şuan araçta özürlü "engelli" bir insanımız olsaydı bu cümlelerinize kırılmaz mıydı? Özürlü diyerek, hakaret kelimesi kullanamazsınız. Sonra "kesin kadındır" böyle bir aşağılamada yapamazsınız. Cinsiyet belirterek."Kaldı ki ölüm oranlı trafik kazalarında cinsiyete göre istatistiklerden söz edecektim ama anlayacağını düşünmedim" Sistemi suçla, ehliyet verilme şartlarını, yol düzenlerini eleştir. vs vs böyle devam eden bir konuşma yaptık.
Yorum sizin...

 

Bu yazı toplam 198 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU