Günün Tarihi:17 Ocak 2021

AĞIZ, BOŞALTIM YERİDİR; KULAK ALIM...22 Ekim 2020 , Perşembe


Özlem Doğan

Küçük bir anekdotla başlamak istiyorum yazıma;
Geçtiğimiz gün çocukların matematik dersin de olduğu bir ara içerden yükselen seslere takıldı kulağım. Miniklerin sesi, öğretmenlerinin sesinden fazla ve daha çok ses kalabalığı gibiydi.
Dersin bitiminden hemen sonra miniklerle küçük bir toplantı yaptım ve elime iki tane tahta kalemini alarak karşılarına oturdum;
-Çok kısa konuşacağım çocuklar, bu bakımdan tüm dikkatinizi bana vermenizi istiyorum. Bugün matematik dersi boyunca çok konuştuğunuzu fark ettim ve açıkçası bu durumu hiç hoş karşılamadım.
-Anlamıyoruz onun için konuşuyoruz...
Beklediğim cevap gelmişti. Dikkatleri dağınıktı ve anlamadıklarını düşündükçe konuşarak işi eğlenceye vurma çabasıyla örtbas ediyorlardı.
-Peki, sizi anlıyorum ama sizi dinlediğim için anlıyorum. Bakın çocuklar ağız sanıldığı gibi alım yeri değildir, ağız aslında boşaltım yeridir. İçimizde ne birikirse onu boşaltır. Ağız sadece yemek ve su ihtiyacında alım yeridir. Zihnimizi dolduracaksak kulaktır alım yeri.
Bir kalemi dudaklarımın önünde tutarak diğer kalemle kulağımı işaret ederek devam ettim;
-Şuan siz bilmeyenler olarak; burayı kapatıp, alım yerini açmadığınızda anlamanız zorlaşır. Çünkü anlamanızı kolaylaştıracak belki çok küçük bazen de çok önemli bir bilgiyi kaçırırsınız. Ağzınızdan çıkacak ve alım yeri kulağa ulaşacaklar zaten size ait ve yeni bir şey öğretemez size. Bilmek için öğrenmek, öğrenmek için kararlı ve sabırlı bir şekilde dinlemek gerek...
Bir sonra ki derste daha iyi dinledikleri haberini aldım ve memnun oldum.
Bu anekdottan yola çıkarak kendinizi, çocuğunuzu, toplumu bir düşünün...
Dinlemek ve konuşmaktan, anlamaktan öte, boşaltım yeri olan ağızla içsel kargaşaların, sıram gelsin de bir kusayım, üstten laf söyleyeyim kavgasını görebilirsiniz. Ne konuşmayı becerebiliyoruz, ne dinlemeyi, ne de dinlediğimizi olduğu gibi anlamayı. İlla her kişi karşısındakinin ne söylediğinden çok kendi duygusunu, o kişinin kelimesine yükleyecek ve illa çatışma doğacak.
Çünkü ortada gerçek bir iletişim, aktif bir dinleme söz konusu değil. İşin altın anahtarı dinlemek iken, amaç bu değil; sıra beklemek...
Dinlemek, susup konuşma sıranı beklemek değildir... Burada sadece bencillikten söz edebiliriz. İşte bu bakımdan maalesef;

ANLAYIŞ BENCİLDİR...

Ve bu bencil olan anlayış, gerçekten insanı bilgi almaktan, anlamaktan alıkoyar.
Anlayışsızlık durumu ya da bencil anlayış; iç sesi dışarı boşaltan ağızla kulaklara doldukça artar...
Çocuklar bunun masum örnekleri. Anlamayınca içinde artan huzursuz duyguyu dışarı atıyorlar ve biz onları şımarık diye adlandırabiliyoruz. Hayır onlar şımarık değil, onlar henüz çocuk ve duygu kontrolü konusunda eğitim yolundalar... Ya yetişkin görünenler... Onları nasıl adlandıracağız.
Bakarsanız herkesin sorunu aynı; "Anlaşılamamak"... İyi de anlamak için çaba sarf etmedin ki!
Anlaşılmak için, anlamak gerek, anlamak için dinlemek, dinlemek için ise; iç sesini terbiye etmek gerek.

 

Bu yazı toplam 2003 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU