Günün Tarihi:21 Eylül 2021

Birey olamamam sorunu…22 Haziran 2021 , Salı


Seyfi Yücel

Sürücü, yaya olsanız fark etmiyor; Kırmızı dur, sarı hazırlan, yeşil geç. En temel bilinmesi gereken trafik kuralı. Ana sınıfından başlayıp temel eğitim kademesinde öğretilir. Bu kuralı herkesin de bildiğine eminim.

***

Yaya geçidinde karşıya geçerken insanları izliyorum. Bekleyen araçlar için yeşil yandığında araçlar hareket ediyor. Aynı anda yayalar için de kırmızı yanıyor. Bazen arada kalanlar araçların arasından hızlıca karşıya geçiyorlar.

***

Kırmızı ışık yandığında yoğun olan kavşaklarda kırmızı ışıkla beraber, “Lütfen bekleyiniz. Beklerken sosyal mesafeye dikkat ediniz” sürekli anons ediliyor.

***

Yayalar için kırmızı yandığında üç, beş, on kişi derken insanlar karşıya geçmek için diziliyor. Aradan üç-beş saniye geçmesiyle beraber kırmızı ışık yanmasına, sürekli anons edilmesine rağmen aradan bir kişi karşıya geçmek için kendini öne atıyor. Araçların arasından kıvrılarak, tehlikeye atarak karşıya geçiyor. Hemen peşinden bekleyen kişiler kalabalık halinde geçmeye başlıyor. Yaya geçidi karmaşık hale geliyor. Sürücülerin korna sesleri, el kol hareketleri, kırmızıda geçen yayaların, “Ne var?” tarzı el kol, hareketleri… Yaya geçitlerinde insan davranışlarına bakın mekân, insan değişse bile aynı davranış biçimi değişmiyor. Hatta kucağında çocuk veya bebek arabasıyla, bastonla zor yürüyen yaşlılar için aynı şey geçerli. Kendilerinin, çocuklarının canlarını tehlikeye atarak araçların arasında karşıya geçiyorlar. Bazen kulak misafiri oluyorum, “Anne kırmızı yanıyor, bekleyelim” demesine rağmen annesi çocuğun kolundan çekip kırmızı ışık yandığında koşarak karşıya geçiyorlar.

***

Kırmızı ışıkta karşıya geçenler, “Kırmızı ışık yanıyordu niçin geçtiniz?” diye sormayı hep düşünmüşümdür. Muhtemelen verecekleri ilk yanıt, “Herkes geçti ben de geçtim” diyecektir. İşte davranışın sihirli noktası burası. Bu cevap toplumsal bir davranış biçimini yansıtıyor. Grup psikolojisi…

***

Toplumun bu tür davranışlarını irdeleyen birçok bilim insanı, eser olmasının yanında Kitleler Psikolojisi adlı eserinde Gustave Le Bon, Kitleyi oluşturan bireyler kimler olursa olsun, onların yaşama şekilleri, iş güçleri, karakterleri veyahut zekâları ister benzer, ister farklı olsun, kalabalık haline gelmiş olmaları onlara bir çeşit kolektif ruh aşılar. Aşılanan bu ruh onları, her biri tek başına bulunduklarında duyacaklarından, düşüneceklerinden, yapacaklarından tamamıyla başka şekilde hissettirir, düşündürür ve yaptırır” şeklinde açıklar.

***

Birçok bilim insanı doğada canlıların davranışlarını inceleyerek insan davranışlarına anlam kazandırmaya, yorumlamaya çalışır. Gustave Le Bon’un yaklaşımına bir örnek vermek gerekirsek: 18 Haziran 2018 tarihli Mynet’in haberine göre, “Van, Gürpınar ilçesi, Topyıldız Köyü, Yapraklı Mezrası’nda 500 koyun uçurumdan atlayarak telef oldu” haberini örnek gösterebiliriz. Başka kaynaklardan benzer birçok haber okuyabilirsiniz. Benzerlik gösteren bu tür olaylarda bir koyunun uçurumdan atladığında yüzlerce koyunun peşinden atladığını görüyoruz.  Çünkü zaman içinde süregelen davranış biçimidir. İnsanlar dahil canlılar grup halinde hareket ettiklerinde akıllarını, mantıklarını, muhakeme yeteneklerini, karar verme yetilerini kaybedebilirler. Aynı kırmızı ışıkta geçip, “Herkes geçti, ben de geçtim” diyen kişi gibi. Aslında yalnız olduğunda, birey olarak hareket ettiğinde, kendi kararlarını kendi verdiğinde, muhakeme ettiğinde grup halinde sergilediği davranışın yanlış olduğunu kolaylıkla far edecektir.

***

Konu bireyselleşmeyle ilgili. “Başkaları yaptı ben de yaptım” diyen kişi henüz bireyselleşmeyi başaramamış, birey olamamış kişidir. Kırmızıda ışıkta herkesin geçtiğinde ‘yanlış olduğunu idrak edip’ durmasını bekleyemeyiz.

***

Kendi aklını kullanamayan, idrak edemeyen, muhakeme edemeyen, sorgulayamayan, kararlarını kendisi veremeyen insan bireyselleşmeyi başaramamıştır. Bireyselleşmeyi başarmayan insanların önüne de ‘kırmızı ışıkta ilk yola ilk atlayan’ kişi gibi ‘kurnazlar, uyanıklar’ önüne düşer istediği yere, yöne sürükler. Sonu uçurum, felaket de olsa…

***

Kendi aklını kullanan, muhakeme yetisi gelişmiş, sorgulayan, kendi kararlarını kendi veren insanları sayısının çok olduğu toplumlarda gelişme düzeyinin de yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

 

 

 

 

Bu yazı toplam 247 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.


 

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 



SAKARYASPOR PUAN DURUMU