Günün Tarihi:11 Temmuz 2020

Bireysel şiddet ve sevgi sessizliğe direnemez! (I)2 Mayıs 2020 , Cumartesi


İlhan Düzgün

Bir çok anlamda şiddet sevginin ikiz kardeşi gibi gelir bana!

Şiddetin ikiz kardeşi olan sevgi, hatta onun içinde var olan ve sevginin küçük kardeşi olan cinsellik ile birlikte değerlendirmek ve aşağıdaki anlatmaya çalışacaklarımı bu şekilde gruplamak istiyorum önce.

İkisi de bir partnere, karşı tarafa ihtiyaç duyarlar (burada platonik aşkı ve kendine şiddeti yok sayarak devam edeceğim)

İkisi de birden, orantısız şekilde artabilir,

Sevginiz ve şiddetiniz sizin yüreğinizde zirveye ulaşıncaya dek artarken mantıklı düşünmenize engel olacak kadar keyif, mutluluk, heyecan ve zevk verir!

Bu süreçte partnerinizin durumu sizin ilgi alanınızda, gündeminizde değildir,

Siz bencilce, sağır ve dilsiz olarak, kendi mutluluğunuzun, heyecanınızın ve zevkinizin peşinde koşarken partneriniz mutlu mu değil mi? Keyif mi alıyor acı mı çekiyor çok ilgilenmezsiniz,

Sizin için partnerinizin tepki vermesi yeterlidir!

Olumlu ve veya olumsuz hiç önemli değil partneriniz size tepki verdikçe, sizdeki sevgi ve şiddet hissi zirvelere doğru yolculuğuna devam eder.

Zirveye ulaştığınızda, oturup olayları ve tepkileri değerlendirdiğinizde,

Partnerinizde ki ruh hali ve onun hissettiklerinin,

Yaşattığınız mutsuzluk, üzüntü ve hayal kırıklıklarının farkına o zaman varır ve bu durum ancak o andan sonra sizde pişmanlık nedeni olabilir.

Özetle ne şiddet duygusu ne de sevgi hissi ve sevişme tatmini artarken engel tanımıyor!

Biz böyle biliyoruz!

Ancak 2. dünya savaşında Almanların ünlü enigma kodunu kıran ekibin başındaki gay bir matematikçi olan Allan Turing’in hayatını konu alan filmdeki bazı cümleler bana bu konuda yeni bir açınım getirdi?

Filmde Allan Turing’i arkadaşları sınıfın taban tahtalarının altına zorla sokup üzerlerinde tepinirken Allan Turing çığlık atıyor arkadaşları da çılgınca üzerinde tepinmeye devam ediyorlardı,

Sonra Allan Turing sustu!

Bir süre sonra arkadaşları bu işten keyif almamaya başladı ve çekip gittiler.

Onu oradan çıkaran arkadaşı ile Allan Turing arasında şu konuşma geçti;

“İnsanlar neden şiddet sever biliyor musunuz?

İyi bir histir de ondan.

İnsanlar şiddeti tatmin edici bulur!

Ama tatmini çıkarınca,

Eylemin içi boşalır!”

İnsan sadece kendi sevgisinin peşinde koşar başlangıçta,

Partnerinin kendisini sevip sevmemesinden bağımsız, olumlu veya olumsuz hiç fark etmez partnerinden karşılık aldığı sürece sevmeye devam eder,

Partnerinin mutluluğu veya üzüntüsü değil partnerinin verdiği karşılık kendi hissettiği sevginin sürmesine ve artmasına yeterlidir!

Şiddeti ve şiddetin karşınızdakine hissettirdiği korkuyu kendi mutluluğunun kaynağı olarak görüp onu yaşam tarzı olarak seçeneler ise;

Yani karşı tarafa uyguladığı şiddetten beslenenlerde de durum aynıdır,

Karşı tarafın çektiği acı ve eziyetin görünür olması,

Şiddetin devam etmesinin ve artmasının en büyük nedenidir,

Uygulayanın bu işten keyif almasının ve sürdürmesinin gerekçesidir.

Karşı tarafın tepkileri ve karşılıkları, insanların kendi içindeki sevgi dedikleri duygunun ve şiddet dedikleri duygunun orantısız artmasına neden oluyor!

Sevgi de, şiddet de olumlu ve veya olumsuz bulduğu karşılıktan besleniyor.

Allan Turing’in filmde söylediği gibi ya karşılık bulmazlarsa!

Ya bekledikleri, umdukları tek taraflı bu “iyi hissi” yaşayamaz, yaşadıklarını “tatmin edici” bulmamaya başlarlarsa!

O zaman bu işin keyfi de kaçar!

Belki de tek taraflı şiddetten ve tek taraflı sevgi hissinden hem kendinizin hem de partnerinizin yara almadan kurtulmasının yolu bu?

Gereksiz nezaket gösterip karşılık vermek yerine tepkisiz kalmak veya yaşadıklarınızı yansıtmamak en kolay çözüm!

Ama biliyorum ki herkesin zaten bir çözümü var ve bundan vaz geçmeyecek,

Hatta bu satırlar yazan_ben bile kendi çözümlerimi uygulamaya devam edeceğim!

Ne diye yazdım o zaman bu satırları?

Belki farklı bir bakış açısı ile kafa karıştırayım dedim!

Haftaya toplumsal şiddet üzerine bu yazının devamı ile devam edeceğiz kafa karıştırmaya.

 

Bu yazı toplam 2196 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU