Günün Tarihi:8 Ağustos 2020

BÜYÜK BİRADER VE DÜŞÜNCE POLİSLERİ30 Temmuz 2020 , Perşembe


Özlem Doğan

 BÜYÜK BİRADER VE DÜŞÜNCE POLİSLERİ...

  Size bugün 25 Haziran 1903 doğumlu olan; George Orwell ya da asıl adıyla Eric Arthur Blair'in yazmış olduğu çok meşhur bir kitaptan söz etmek istiyorum. George Orwell, 20. yüzyıl İngiliz edebiyatının önde gelen kalemleri arasındadır ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört "1984" adlı romanı ve bu romanda yarattığı "Big Brother (Büyük Birader)" kavramı ile tanınır.

Hikâyesi distopik bir dünyada geçer. (Distopik: Ütopik toplum anlayışının antitezi olarak kullanılan distopya, otoriter ve baskıcı bir sistem olarak ifade edilir. Olumsuz bir geleceği, kötü bir hayatı ifade etmek için kullanılan bu kelime Yunanca kökenlidir.  Distopik toplumlar özellikle konusu gelecek zamanlarda geçen hikâyelerde yer alır. İlk kez John Stuart Mill tarafından kullanan kavramda 'kötü bir yer' anlamı anlatılır. Ütopya, mükemmel anlamına gelirken distopya ise baskıcı toplumu ifade eder.)
Gerçek Bakanlığı, Sevgi Bakanlığı, Varlık Bakanlığı ve Barış Bakanlığı gibi isimlerinin tam tersi anlamda olan, toplumun üzerinde psikolojik bir baskı kuran bakanlıklardan söz etmektedir. Öyle ki en kötüsü sevgi bakanlığıdır; tek bir penceresi bile yoktur. Devlet ve Büyük Birader hakkında konuşmak yasaktır. Toplumun içine yerleşmiş gizli "Düşünce polisleri" vardır. Ayrıca, nefret saatleri düzenlenmektedir. Bu nefret saatlerinde tele ekrandan, kimlerden ve nasıl nefret edeceklerine dair görüntüler izletilmektedir. Düşünce Polisi ise hiç ummadıkları çok yakınlarından biri olabilir ve eğer onlara yakalanırlarsa buharlaştırılmaktadırlar.
  Okumanızı şiddetle tavsiye edeceğim çok güzel bir klasik. Kitaptan çok beğendiğim bir kaç alıntıyla yazıma son verirken;"İyi ki böyle bir ülke de yaşamıyoruz" diyorum...
  Yaşasın Demokrasi!... Çok şanslıyız...

☆ ”Özgürlük, iki kere iki dört eder diyebilmektir. Buna izin verilirse, arkası gelir.”

☆ ”Batmakta olan bir geminin bahtsız yolcuları gibi yılgı bürümüştü yüzlerini.”

☆ "Kaldı ki, yüzünüzde belirecek uygunsuz bir anlatım bile (örneğin, bir zafer açıklanırken inanmamış gibi görünmek) cezayı gerektiren bir suçtu. Yenisöylem'de bu suç için bir sözcük bile vardı: Yüzsuçu diyorlardı."

☆ "Parti geçmişe el koyabiliyor ve şu ya da bu olayın "hiçbir zaman olmadığını" söyleyebiliyorsa, bu hiç kuşkusuz işkenceden de ölümden de beter bir şeydi."

☆ "Parti, gözlerinizle gördüğünüze, kulaklarınızla duyduğunuza inanmamanızı söylüyordu. Bu onların en temel, en can alıcı buyruğuydu."

☆ "Sonunda parti iki kere ikinin beş ettiğini söyler, siz de buna inanmak zorunda kalırdınız."

☆ "Sonunda düşünce suçunu tam anlamıyla olanaksız kılacağız, çünkü onu dile getirecek tek bir sözcük bile kalmayacak."

                          GEORGE ORWEL- 1984

                                                                                                                             

 

Bu yazı toplam 1634 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU