Günün Tarihi:5 Haziran 2020

“Coronavirüs sonrası”...6 Nisan 2020 , Pazartesi


Murat Kaba

Geçen hafta “Dünya nereye yönlendiriliyor?” başlıklı bir yazı yazmıştım. 

Koronavirüsün biyolojik bir silah olarak üretildiğine inancım devam ettiğinden araştırmalarım devam ediyor. 

Geçen hafta dünyayı neyin beklediğini yazmıştım:

Çin’de test dilen Dijital Devlet Yönetim Sistemi bütün dünyaya ihraç edilecek. 

Bugün bu bağlamda biraz daha açmak istiyorum...

Tüm dünya farklı platformlarda bu konuları dillendirip algı hazırlığı  sürecine başladı bile...

Tüm insanlık beklenti içinde...

Salgının etkileri ekonomide, sosyal yaşamda, eğitimde nasıl olacak? Hangi iş kolları yükselişe geçecek? Hangi yeni meslekler doğacak? Hangileri kaybolacak? Endüstri 4.0’ın ivme kazanması bu hamleyi mi bekliyordu ? 

İlk önce; bu salgının, panik ortamın yani pandeminin önlenmesi, hastalananların tedavisi, ölüm oranının düşürülmesi ve koruyucu olduğu kadar tedavi edici özellikleri bulunan ilaç ve aşıların geliştirilmesini hep beraber görüyor olacağız. 

Fakat şu bir gerçek:

“Bu virüsten kaçış yok”…

Bu illet dünyaya geldi ve istisnasız hepimiz yakalanacağız. Bu benim iddiam değil ama bir çok bilim insanının üzerine basa basa vurguladığı bu…

Ama ne kadar geç yakalanırsak o kadar iyi…

Hatta belki birçoğumuz yakalandı bile ama fark etmedi. Ve hatta hastalığı da atlattı. Vücudu virüsle yaşamaya çoktan alıştı ya da virüs o vücutta yaşayamadı ve başka insanlara geçti.

Peki ne yapmak gerekir ? 

Bağışıklık sistemini geliştirmek. Bu hastalıkta en önemli şey bağışıklık sistemi. Aramızda bağışıklığı iyi olanlar, spor yapanlar, doğru besinleri alanlar, sigara içmeyenler vb. bu hastalığı belki hissetmeyecek bile. Belki hafif bir grip gibi atlatıp hayatlarına devam edecekler. 

Coronavirüs de grip virüsünde olduğu gibi önümüzdeki yıllar boyunca bu virüsle yaşamayı öğreneceğiz. Emin olun bu kesin. Şu an alınan karantina, tatil, izin vb önlemlerinin tamamı virüsün yayılma hızını yavaşlatıp, sağlık sektörünün çökmemesini sağlamak üzere alınıyor. 

Çok hızlı yayılımda hastanelerin yoğun bakım üniteleri çıkmaza giriyor. Bu durumu İtalya’da gördük…

Fakat dediğim gibi virüsün canlılığını devam ettirebilmesi için bulunduğu kişiyi öldürmemesi ve başka kişilere geçebilmesi gerekiyor. Bunun için de mecburen mutasyona uğramak zorunda. Mutasyon nesille alakalı bir değişim. Virüsler çok hızlı üreyip öldükleri için bizlerde yıllar alan nesil değişimi onlarda saatler alabiliyor. Bu sayede çok hızlı mutasyon geçiriyorlar. Ve büyük bir ihtimalle süre geçtikçe virüs bulaştığı kişiyi öldürmeyecek şekilde mutasyon geçirecek. Yani bu virüsü ne kadar geç kaparsanız tehlikesi o kadar az olacak.

Evet, hepimize uğrayacak bu virüs ama ne kadar geç uğrarsa o kadar şanslı olacağız. Bu yüzden olabildiğince temas, mesafe ve izolasyon uyarılarına kulak vermek lazım…

Salgının odağı haline gelen Avrupa’da kontrol altına alınmasının en erken Nisan sonu, en geç Mayıs ayı ortalarını bulacağı tahmin ediliyor. 

Yayınlanan çoğu bilimsel makalelerde pandeminin kontrol altına alınmasının en geç Latin Amerika ve Orta Afrika ülkelerinde olacağı tahmin ediliyor.

ABD ise yoğun test uygulamaları sayesinde daha fazla sayıda vaka sayısına ulaşarak önümüzdeki yaz aylarının ortasına kadar pandemiyle anılmaya devam edecek.

Bilim insanları, tedavi edici ilaç ya da aşının perakende satışa çıkmasının en az 12-18 ay arasında olabileceğini düşünüyor. Ancak bazı etken maddelerin kokteyli ya da iyileşmiş kişilerden alınan plazmadan elde edilecek aşıların en geç 3-6 ay arasında yoğun bakım ünitelerinde kullanılabileceğine dikkat çekiliyor. 

Avrupa daha erken kontrol sağlasa da ABD’den daha tedbirli davranacak, bu yüzden Yaz aylarının ortalarına kadar Avrupa’da sosyal, ekonomik, siyasi ve elbette kültürel çerçevede hareketlilik beklememek gerekiyor.

Bu öngörüler ışığında küresel uyanış Mayıs sonu olarak tahmin ediliyor. 

En fazla hangi ülke etkilenir ?

Çin’e ihracat yapanlar bilir… Çin’e finans, lojistik ve ürün tedariki gibi birçok açıdan göbekten bağlı olan Hong Kong, virüsten en fazla etkilenecek kapital merkezlerinin başında geliyor.

Çin’in yavaşlaması daha az emtia (genellikle hammadde ularak da kullanılan ana kalem mallar: pamuk, mısır, şeker, buğday, kahve, bakır gibi mallar) ithal edeceği anlamına geldiği için bu durumdan en çok Güney KoreBrezilya, Hindistan ve Avustralya gibi emtia ihracatçısı ülkeler etkilenebilir. 

Avrupa’da ise çok aşikar İtalya, İspanya da ağır ekonomik hasarı yaşayacak ülkeler sıralamasında üst sırlarda görünüyor. 

Küresel tedarik zincirinde virüs salgını kaynaklı yaşanacak sorunların ve beklentilerdeki bozulmanın ABD ve Alman ekonomisini vuracağı da tahmin ediyor.

ABD’nin GSYİH'nın bu yıl % 1.3 oranında düşeceğini tahmin ediyor. 

Sektörlere bakıldığında, ikinci aşamada en fazla hasar gören sektörlerden biri otomotiv sektörü olacakKüresel satışların 2020'de yaklaşık % 15 azalarak 80 milyonun altında kalacağı tahmin ediliyor. Küresel otomobil üreticileri ile tedarikçilerini, nakit akışlarını ve genel giderlerini kredi ölçülerinde test edecek yoğun bir kredi baskısı bekliyor.

Önümüzdeki 1-2 ay içinde seyahat, otel-konaklama ve eğlence sektörlerindeki oyuncuların kısa vadeli yeniden finansman veya likidite ihtiyacı artacak.

Pandemi sürecinde ve hatta sonrasında “Online bir dünya” ön görüldüğü kesin.

Maliyetlerimin düşürüldüğü üretim ortamlarına yönelik proje ve Ar-Ge çalışmalarının girişimcilerin ve yatırımcıların mutlaka takip etmesi gerektiği bir döneme giriyoruz. Online perakende satışa yönelik hizmetlerin çığ gibi büyüyeceği yeni iş düzeni geliyor... 

Endüstri 4.0 olarak da tanımlanan bu yeni evrende tüketici eğilimleri ve moda akımlar, yönelimlerin neler olacağı tespit edilmeli. 4. Sanayi Devrimi olarak da tanımlanan süreç temel olarak Bilişim Teknolojileri ile Endüstriyi bir araya getirmeyi hedefliyor. 

Mavi Yakalı çalışanların da otomasyon sistemlerinin daha entegre hale gelmesiyle nitelik değiştireceği bir düzen bu. Robotların ve yapay zekanın her sektörde daha aktif ve yayılım alanı bulacağı iş düzeninde  bundan en fazla yararlanacak alan tedarik zincirleri olacak.

Geleceğin ekonomisinde yeni enerji politikaları, ucuz elektrikli arabalar, kolay ve keyifli toplu ulaşım imkanları konu başlıkları halinde öne çıkıyor. Tüm bunlar için yeni keşif ve önerilere ihtiyaç duyuluyor. Medikal hizmetler artık seyahat ve konaklama kültürünün içerisinde daha geniş alana sahip olacak. Kolay ulaşım, rahat ve basit konaklama alanları ile tıbbi hizmetlerin iç içe geçtiği bir tür yeni turizm kültürü meydana gelecek.

Yeni dönemde teknoloji firmaları daha da güçlenecek. Dijital dünya yükselişine hızla devam edecek. 

Pandemi, teknolojiye bağımlılığımızı arttıracak.

Takip, yüz tanıma, retina imzası gibi teknolojiler daha da gelişecek. Hastalık riski taşıyanların takibi başlayacak. Geçen hafta yazmıştım Çin buna başladı... 

Virüs çalışma koşullarında da ciddi değişimlerin önünü açabilir. Yeni nesil teknolojiler sayesinde daha kolay hale gelen esnek çalışma saatleri ve evden çalışma modelleri daha hızlı şekilde yaygınlık kazanabilir. 

Bu trend özellikle hizmetler sektöründe kendini daha derinden hissettirecektir. Bununla birlikte bireylerin turizm, hijyen ve sağlık alanlarına yönelik tüketim alışkanlıklarında da değişimler gözlenebilir.

Yerelleşen üretim tesisleri ile dışa daha az bağımlı üretim modelleri inşa edilecek. Tarımdan teknolojiye yerelleşme hız kazanacak. 

Gelişmiş Batılı ülkelerde artan korumacı önlemler nedeniyle Amerikan ve Avrupa menşeli bazı çokuluslu şirketlerin fabrikalarını kendi ülkelerine kaydırmayı planlamaları söz konusu olabilir. Bu üretim transferinin gerçekleşmesini kolaylaştırmak için de fabrikalarda düşük ücretli çalışanlara olan ihtiyacı azaltmak için akıllı robotların kullanımı daha önce tahmin edilenden daha hızlı yaygınlaşabilir.

Alışkanlıklarımızda ve değerlerimizde kalıcı değişiklikler olacağı bir dönem yaşanıyor. 

Teletıp, Dijital teknolojiler ve ev testlerinde artış görülecek...  Sağlık sistemleri ve sigorta sektörü de yeni açılımlardan nasibini alacak... 

Uluslararası ölçekte, siyaset ilişkilerde, küresel düzende neler olabilir..? Bu sorunun cevabı için erken olabilir tabi ama ABD'nin küresel liderliği sorgulanacak gibi geliyor bana...  

Çin, bu süreçte kendi küresel rolünü yeniden konumlandırarak dünya liderliği için daha sert manevralar yapabilir. 

Diğer yandan, uluslararası kurumların kapasite ve krizle baş etme konusunda zayıflıkları nedeniyle yeniden yapılandırılmaları da söz konusu olabilir. Mesela yakın zaman önce İngiltere’nin Brexit hamlesi ile AB’den ayrılması bence manidar... 

Bu sebeple bütün bu senaryolar yeni bir politik küresel düzenin önünü açacak ve salgın sona erdiğinde, küresel ticaret daha da güçlenecek düşüncesindeyim...

İyi haftalar...

 

 

Bu yazı toplam 1412 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU