Günün Tarihi:20 Ekim 2020

Covid-19 sürecinde uzaktan eğitim tecrübemiz ve gelecek dönemde eğitim-öğretime etkileri13 Ekim 2020 , Salı


Seyfi Yücel

Covid-19 sürecinde uzaktan eğitim tecrübemiz ve gelecek dönemde eğitim-öğretime etkileri

İnsanlık tarihinde kırılmalar yaşandı. Tekerleğin icadı, İstanbul’un Fethi, Buhar Makinesinin icadı, internetin icadı… Yaşanan bu olaylar, icatlardan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Yaşam tarzları, sosyal hayat değişti. Kurumların, devletlerin yönetim şekilleri değişti.

***

Çin’de ortaya çıkan, milimetrenin yüz yirmi sekiz binde biri küçüklüğündeki virüs dünyayı esir aldı. Milyarlarca insanı esir aldı. Devasa şirketleri, devletleri işlemez hale getirdi. Çaresiz bıraktı. Adı Covid-19. Çin’i Aralık 2019’da, ülkemizde mart ayından itibaren görülmeye başladı. Fabrikalar, okullar, lokantalar, kahvehaneler; işyerleri kapandı… Aradan aylar geçmesine rağmen hala açılmayan mekânlar olduğunu görüyoruz.

***

Virüsün görülmesiyle beraber okullar da eğitime ara verdi. Bugün, yarın derken eğiti-öğretim yılını bitti. Yaza tatilinden sonra bilim kurulunun tavsiyesi, bakanlar kurlunun kararı ile ana sınıfları, birinci sınıflar olmak üzere kademeli olarak ve sıkı kurallara uymak üzere üst sınıflarda da yüz, yüze eğitim yavaş yavaş başlıyor. Sevindirici gelişme olduğunu belirtmek istiyorum. Okullar öğrencilerle güzel…

***

Okulların kapalı olduğu dönemde uzaktan eğitim yoluyla çocuklarımızın eğitimine devam edilmeye çalışıldı. Milli eğitim banaklığının altyapısı olan EBA üzerinden ve TRT kanalları aracılı ile uzaktan eğiti yapılmaya başlandı. Aradan geçen kısa süre sonra yoğun talep oluşmaya başlayınca EBA sistemi çalışmamaya başladı. Sebebi ülkemizde internet altyapısının hızının düşük olması (Bizde 24, Avrupa’da ortalama 60-70 birim civarında) sebebiyle istenen başarı sağlanamadı. Bunun yerine yurt dışı kaynaklı zoom, meet vb. uygulamalar önerildi, kullanılmaya başlandı.

***

Gördüğüm tecrübeye, çevrenden edindiğim izlenime göre başlangıçta küçük yaş gruplarında ilgiyle karşılanan uzaktan eğitim üst sınıflarda ve zaman ilerledikçe öğrencilerin katılım oranı oldukça düştü. Öyle ki lise kademesinde 0tuz, kırk kişilik sınıflarda katılan öğrenci sayısının üçü, dördü geçmediğini görüyoruz. Onların da on, on beş dakikadan fazla izlemediklerini, ayrıldıklarını gözlüyorum.

***

Bizim geleneksel öğretim yöntemimiz, “öğrenciler sınıfta toplanacak; öğretmen anlatacak, öğrenci dinleyecek” temeline dayalı. Bu yöntemde zaten başarılı sonuç alamadığımız üst okullara geçiş sınavlarında ve PISA testlerindeki görülüyor. Uzaktan eğitimde de kamera karşısında öğretmenin anlatması, öğrencinin ekrandan izlemesi yönteminin uzaktan eğitime uygun olmadığını görüyoruz. Karşılıklı etkileşim olmadığı için öğrencilere hedeflenen kazanımları edindiremediğimiz görülüyor. Şu an kullandığımız teknik altyapının ve öğretim yönteminin sürdürülebilir olmadığını söyleyebiliriz.

***

Başlangıçta belirtmeye çalıştığım gibi tarihte yaşanan kırılma noktalarından birisi de içinde yaşadığımız Covid-19 süreci. Hayat normale döndüğünde yaşam tarzımızda, teknolojide, alışkanlıklarımızda önemli farklılıklarının olacağını şimdiden söyleyebiliriz.

 

Covid-19’un en çok etkilediği/etkileyeceği alanlardan birisi de eğiti-öğretim alanı olacaktır. Dönüşte altı duvarlı sınıfta öğrenciler, tahta başında ders anlatan öğretmenler etkili olamayacak; yeni dönemde öğretim ortamları, öğrenme yöntemleri değişecek. Ya da en azında bu değişimi okuyan, yeni yöntemler hayata geçirenler daha başarılı olacak.

***

Neler yapılmalı? Çağa ayak uydurabilmek için internet hızını on sekiz milyon öğrencimize yetecek kadar arttırmalı. İnternete ulaşamayan yörelere mutlaka yeni hatlar çekilmeli veya uydudan yayın sitemleri geliştirilmeli.

***

Uzaktan eğitim sürecinde görüyorum ki öğrencilerimiz kendi başlarına öğrenmeyi beceremiyorlar. Öyle ki bu çağda zoom programını indiremeyen; nasıl kullanacağını bilmeyen, verilen internet adresine ulaşamayan hatta mail yazıp, dosya ekleyip adrese gönderme becerisini kazanamamış birçok öğrencimiz var. Hatta mail adresi olmayan lise öğrencileri bile var.  Böyle olunca uzaktan eğitim başarılı olamıyor. Öğrenci küçük yaştan alışmadığı için bilgi kaynağına ulaşamıyor. İşlenen konuyla ilgili verilen internet adresine gitmiyor veya gidemiyor. Oysa en basiti her konuyla ilgili youtube de yüzlerce video; başka sitelerde sınırsız bilgiler varken… Kısaca öğrencilerimiz “kendilerine gerekli olan bilgiye ulaşamıyor; öğrenmeyi öğrenemiyor.” Çünkü biz onlara öğrenmeyi öğretememişiz. Bu dönemde çok açık bir şekilde gördük. Öyle ise normale dönüşte ilk yapacağımız işlerden birisi de eğitim sistemimizi baştan ele alıp öğrencilerimize bilgiye ulaşmayı öğreten;  araştırmayı, incelemeyi, merakı, buluşu geliştiren yöntemleri geliştirecek şekilde programlamalıyız.

***

Normale dönsek bile uzaktan eğitim yöntemi eğitim sitemimizde olmalı. Bunun için bazı dersler örgün eğitimle paralele olarak uzaktan eğitim yöntemiyle yapılmalı. Uzaktan eğitim için mutlaka yerli, milli yazılım geliştirilmeli. Öğretmenin anlatıp, öğrencilerin dinlediği monolog şeklinde değil, karşılıklı etkileşimli, ağırlıkla ipuçları verilerek öğrencilerin kendi başlarına öğrenmeyi teşvik eden, becerebilen yöntemler kullanılmalı. Her ders ve sınıf seviyesinde video havuzu hazırlanarak öğrencilerin belli bir saate ekran karşısında değil, istedikleri zaman tıklayıp izleyebileceği altyapı sağlanmalı.

***

Sonuç olarak “krizler yönetebilene yeni fırsatlar yaratır” anlayışından yol çıkarak içinde yaşadığımız süreci iyi değerlendirip, eğitim-öğretim alanında yeni kazançlar, yöntemler geliştirebiliriz. Bunu yapabilecek bilgi birikimine ve insan kaynağına sahip olduğumuza inanıyorum. Yeter ki kriz dönemi iyi yönetilip, fırsata çevirebilelim.

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1759 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU