Günün Tarihi:7 Mayıs 2021

EĞİTİMDE OLASI YENİ TABLO…15 Nisan 2021 , Perşembe


Özlem Doğan

 Şuan içinde bulunduğumuz durumun zihinsel yapısına kapılarak, Milli Eğitim camiası da dahil olmak üzere herkes, çevrimiçi eğitimin pandemi sonrasında da devam edeceğini öngörüyor. Bu düşünce yapısını hiç doğru bulmuyorum zira çocukların, çocukluğunu unutmak ve unutturmak demektir bu.

   Bu yorumları ancak, çocuk ruhundan uzak ve gerçekten eğitimden anlamayanlar yapabilir. Çok uzun zamandır dile getirmeye çalışıyorum; Teknolojiyi yanlış anladık. Ve bu yanlış anlama devam ederse çocuklarımızın ‘mutlu yetişkinler olabilmesi hayalini’ çöpe atabiliriz.

  Uzaktan eğitimler ancak belli yaş üstü, oto kontrolü gelişmiş ve zamanı verimli kullanabilen yetişkin insanlar için faydalı olabilir. Ama aynı şeyi çocuklar için söylememiz mümkün değildir. Aksine bu dönemi bilgisayar karşısında geçiren çocuklarda faydadan çok hasar gözlemleyeceğimizi düşünüyorum.

  Olumsuz öngörüler öne sürdüğüm için üzgünüm ama pandemi bittikten sonrası için; bir gazeteci-sosyolog, eğitimci ve daha önemlisi bir anne olarak izlemlerim bu yönde. Ailelerin çoğu ya çalışıyor ya da çocuğunu takip etmiyor-edemiyor. Çocuk evde bilgisayar ve sınırsız bir dünyaya açılan internetle baş başa kalıyor. Öğretmenlerin birçoğu ise; derse giren ama arka planda oyun oynayan çocuktan söz ediyor. ‘Sadece bir sayı olarak orada, arka planda ne yaptığını bilmiyoruz’ diyorlar. Bu durum aklıma Dr. Çiğdem Nilüfer Umar hocamla bir sohbetimiz de anlattığı ‘Teknolojik Otizm’ kavramını hatırlatıyor. Bence gelecek yıllarda; bu kavramla çok sık karılaşacağız ve belki de çok ciddi anlamda mücadele etmek zorunda kalacağız. Pandemi Çocukları eşittir Teknolojik Otizm de yeni bir boyut olabilir mi?

PANDEMİ ÇOCUKLARI;

Kaygılı, teknoloji bağımlılığı artmış, iletişim becerileri zayıflamış, sorun çözme kabiliyetleri ve de inisiyatif kullanma becerileri olmayan bir nesil olabilir. Gerek biz aileler, gerek ise milli eğitim ve sosyal hizmet kurumları, gelecekte sağlıklı toplum oluşabilmesi için elini taşın altına koymak, eğitim-öğretimde yeni planlar geliştirmek zorundadır.

 Milli Eğitim konusunda sıkıntılarımız zaten az değil biliyorum. Yapılan çalışmalar ve sistem yeterli değil bunu da biliyorum. Çocukların çocukluğunu göz ardı eden, öğrenmeyi öğretmekten uzak, öğrenme duygusunun hazzı yerine ezberciliğin bıkkınlığını dayatan bir sistem maalesef. Bu anlamda bir çözüm henüz geliştirilmemiş olmasını da samimi bulmuyorum o da ayrı konu ama bir yerden başlamak zorundayız. Aksi halde telafisi çok mümkün olmayacak zararlarını yaşayacak bu toplum. Bu bakımdan çocuklarımız için koruyucu ve onarıcı ruh sağlığına yönelik planları devreye sokmak zorunluluğumuz olduğu su götürmez bir gerçek.

 

 

 

Bu yazı toplam 242 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU