Günün Tarihi:5 Temmuz 2020

Geçmiş Olsun !6 Şubat 2020 , Perşembe


Ümit İpeksoy

Hepimiz Libya ya odaklanmıştık. Geldisini gittisini hesaplamaya çalışıyorduk. Birden Felaket haberleri arka arkaya geldi.

Elazığ ve Malatya’yı vuran 6.8‘lik depremle sarsıldık. Eski, unutmak İçin çok çaba gösterdiğimiz,  tozlanmaya yüz tutmuş kötü hatıralar gözümüzden film şeridi gibi geçti.

Lakin bu sefer korkulan olmadı. Yani devlet buna izin vermedi. Depremden sonra ki saatler içerisinde başlayan ve kartopu gibi büyüyerek tüm deprem bölgesini kucaklayan şefkat eli, yaraları büyümeden ve derinleşmeden sardı. Devlet, “deprem için ne yaptı” diyenlere Acil müdahale eylem planı çerçevesinde harekete geçen kurumların, alkışlanası organizasyonu en güzel cevabı verdi. Bir felaketin yaralarını sararken nihayet özlediğimiz, beklediğimiz görüntülere kavuştuğumuza bire bir şahit olduk.

Hepimize geçmiş olsun.

Bu felaketin ilk gününden itibaren tüm çalışmaları takip ve koordine eden Sayın Cumhurbaşkanımıza, bölgeden tüm enkaz kaldırılana kadar ayrılmayan içişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu’ya, Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca’ya, Çevre ve şehircilik Bakanı  Murat Kurum’a, AFAD, Kızılay, UMKE personeline ve eşimin de üyesi olduğu SABAH ( Sakarya Afet Bilinçlendirme ve Afete Hazırlık) derneğine ve tüm katkı veren sivil toplum kuruluşlarına Türk Milleti adına teşekkürü bir borç biliyorum.

Bir felaketten siyası çıkar elde etmeye çalışan kendi milletine yabancı, yozlaşmış muhalif zihniyeti de buradan telin ediyorum.

 

Corona Tesadüf mü?  Yoksa Proje mi?

 

Tam da burada kalmıştık. Libya’yı konuşuyorduk. Ama neredeyse yapılan hiçbir tartışma programlarında, gazeteler de ve siyasi değerlendirmelerde hiç kimse Çin’den bahsetmiyordu. Libya da en derinden hareket eden, en sinsi tehlikeden pek çoğumuz bihaberdik.

 Çin bir taraftan BAE üzerinden Hafter’e silah sağlarken bir taraftan Trablus hükümetini destekliyor ve her iki ihtimalin kendi çıkarlarına hizmet etmesi için anlaşmalar imzalıyordu.

Ancak ABD bunun farkındaydı ve Çin i, Libya’dan ve Doğu Akdeniz’de ki doğal gaz yataklarından uzak tutabilmek için bölgede istikrarsızlığı körüklemeye devam etti. Ta ki Çin pes edene kadar.

Moskova da ki toplantılarda anlaşma imzalanmasının Rusya ve Çin’e büyük imtiyazlar sağlayabileceğini fark eden ABD,  Hafter’i geri çağırdığında bunu kimin yaptığını anlayamadık. Bu kaçışların arkasında ne Fransa vardı ne Mısır, ne BAE, ne de Yunanistan. Sözde müttefik, gerçekte çıkarları için hiç düşünmeden herkesi ( İsrail hariç) satmaktan çekinmeyecek dünyanın en kural tanımazı vardı bu darbecinin arkasında.

 Çin ile ABD arasında süren ekonomik savaşlar, Çin’in dünyanın jandarmalığını ABD’den almak için tüm gücüyle saldırısı.

Çin büyük hedefe ulaşmak için İran (ile ABD ambargosuna rağmen) tam 400 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladı. Bu savaşta yanında olması için İran’ın ayakta kalması gerektiğini biliyordu. İran’ı kimseye ihtiyacı kalmayacak şekilde paraya boğacaktı. Ama olmadı. ABD oyunu gördü ve Kasım Süleymani ile cevap verdi.

Çin durmadı ve Libya’ya el attı. Trilyonlarca dolarlık doğal gaz iştahını kabartıyordu. Sinsi ve sessizce ilerlemeye çalıştı ama işler istediği gibi gitmedi.

Tarih tekerrür etti ve Çin de ortaya çıkan virüs salgını bir kez daha Çin’i tüm dünyadan tecrit etti.

Tüm dünyaya, bunun bir pazaryerinde ki uygunsuz gıda tüketiminden olduğunu anlata dursunlar istediklerini daha ilk aydan aldılar ve gereken mesaj yerine bir kez daha ulaştı.

Dünya da savaşların nasıl olduğunu anlamamız adına güzel bir örnek bu.

Tehdit, şantaj, ekonomik yaptırım, vekalet savaşları, suikast, biyolojik saldırı, …

Tüm bunlar dünyanın gözleri önünde oluyor.

Herkes görüyor.

Masum insanlar acımasızca öldürülüyor, yerlerinden yurtlarından ediliyor, ülkeler paramparça ediliyor, iç savaşlar çıkarılıp kardeş kardeşe kırdırılıyor, mazluma zulm ediliyor…

Ama tüm bu alçaklıkları yapan, insanlıktan zerre nasibini almamış ülkeler, medeni ve demokrasinin beşiği olarak anlatılıyor. Bizim tarih bilincinden yoksun, kendine yabancılaşmış gençlerimiz de maalesef bunu yutuyor.

Kendinden olana hamilik ederken, olmayana acımayan bu zihniyet, zehirli bir elma şekeri gibi süslenip püslenip damarlarımıza zerk ediliyor.

Artık uyanma zamanı. Bir an bile gaflete düşmeye, birliğimizi bozacak kirli tezgahlara uymaya hakkımız yok.

Yoksa bizi, Çin de ki o pazar yerinde gördüğünüz hayvanlar gibi çiğ çiğ yemek için salyaları akanlar, bir an bile tereddüt etmezler.

Bu yazı toplam 435 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU