Günün Tarihi:21 Eylül 2021

GEÇMİŞİN MUHASEBESİ2 Temmuz 2021 , Cuma


Muzaffer Taşyürek

Bugün yaşadığımız sıkıntılar, bu noktaya nereden ve nasıl geldiğimizi yeni baştan ve tekrar tekrar düşünmemizi, sorgulamamızı gerektiriyor. Artık biz de diğer pek çok toplum gibi, geçmişimizi önyargısız ve reddetmeden tekrar ele alma durumuyla karşı karşıyayız. Bunun için de her şeyden önce tarihimizi sahiplenmemiz şart.

Hep söyleyip durmuyor muyuz; tarih bir ibretler kitabıdır. Üstelik bu ibretler en çok, bütün haşmetiyle dünyaya hâkim olup adalet dağıtırken, böylesine zayıflayan bizim medeniyetimizin tarihinin sayfalarında gizli.

Başka Bir Dünyanın Çocukları

Biz, büyük bir medeniyetin çocuklarıyız. Utanılacak mazisi olmayan, insanlığa büyük katkıları olmuş, çağlar kapatıp çağlar açmış bir medeniyetin çocukları. Ne var ki, medeniyetimiz bazı yanlış ve hatalar nedeniyle hakimiyetini kaybetmiş ve batı medeniyetinin etkisi altına girmiş. Bu etki, kimilerimizi kendi medeniyetinden utanır, onu reddeder bir hale soktu. Ama ne biz medeniyetimizi inkâr ettik, ne de batılılar bizi yüzyıllardır bildiklerinden farklı bildiler. Batıcılarımız ne kadar çabalasa da, onların gözünde biz diğer dünyanın, düşman medeniyetin çocuklarıyız.

Bir tarihçimiz: “Batı’ya göre, bugün var olan Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Türklerinin devamıdır. Batılı kafanın irsiyet prensipleri içinde verdiği bu gerçek hükmü, sadece biz inkâr ediyoruz. Rejimimizin adı, dış siyasetimiz, iç hüviyetimiz ne olursa olsun, hakkımızdaki hükümleri değişmiyor.

Biz Avrupa’nın önünde asırlardır duragelmiş tek Müslüman milletiz. Kudret devrimizde Viyana kapılarına dayanmışız. Bizans’ı alarak bir devri kapatmışız. Avrupa’da Rönesans’ın başlamasına, Avrupa’nın uyanması na sebep olmuşuz. Ama, Batı bize hep haçlı seferleriyle mukabelede bulunmuş, kutsal ittifak cepheleri oluşturarak cevap vermiş. Batı, babadan evlada geçen duygularla daima karşımıza dikilmiş. Karşısına dikildiği asıl gerçek İslâmiyet.” diyor.

Cemil Meriç bu gerçeği şöyle açıklıyor:

“Bütün Kur’an’ları yaksak, bütün camileri yıksak, Avrupalının gözünde Osmanlı’yız. Osmanlı, yani İslâm. Karanlık, tehlikeli bir düşman. Olimpos Dağı‘nın çocukları, Hira Dağı’nın evlatlarını hep bu gözle gördüler.”

Oysa bu medeniyet, tek başına ortaçağ karanlığını aydınlatmıştı. Tarihte hiçbir insan topluluğu, İslâm inkılabı kadar ani ve uzun bir sıçrayış yapmadı. Bu medeniyet bir asırda okyanusları birbirine birleştirdi, çeşitli ırktan insanları birbirine kaynaştırdı, tarihleri birbirleriyle hamur yaptı. Çünkü İslâmiyet kuvvetten doğmuş bir medeniyet değil, medeniyetten doğmuş bir kuvvetti. O medeniyetle, ruh ile dimağ, fazilet ile terakki, manevi kudretle maddi ümran ve refah el ele yürüdüler. İslamiyet’in Semerkand’da, Buhara’da, Şam’da, Bağdat’ta, Konya’da, Kayseri’de, İstanbul’da, Kahire’de, hele Endülüs’te, Tulaytıla’da, Kurtuba’da oluşturduğu medeniyetler, ortaçağ karanlığı içinde, pırıl pırıl ışıldayan insanlığın ümidi ve övüncü idi.

Bizans’ta ervah-ı tayyibe, ervah-ı habise (iyi ruhlar-kötü ruhlar) tartışmaları yapılırken Müslümanlar, astronomi ilminin temellerini atmışlardı. Kızıldeniz kıyısında bir derecelik meridyen yayının uzunluğundan dünyanın büyüklüğünü ölçüyorlardı. Madenlerden ilk şifalı ilaçları bulan Müslüman hekimlerdi. Fizik, kimya, fizyoloji, kozmografya, cebir, geometri gibi müspet ilimlerin yanında, din, fıkıh, felsefede de yıldız insanlar yetiştiriliyordu. Adalet, ahlâk, temizlik gibi sosyal hayatta ufuklar açan faziletlerin sahipleri Müslümanlardı.

Avrupa saraylarında baca, asilzadelerin konaklarında, halkın evlerinde tuvalet yokken, dumanlar çatı aralarından yükselip, banyo yapmak günah sayılırken, Müslümanların şehirleri parke döşeli idi. Kurtuba ve Tulaytıla geceleri, bugünkü Avrupa şehirleri kadar aydınlıktı. Bu tarihten dört asır sonra bile Avrupa şehirlerinde can ve mal güvenliği yoktu.”

Devam edecek...

Bu yazı toplam 143 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.


 

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 



SAKARYASPOR PUAN DURUMU