Günün Tarihi:10 Temmuz 2020

“Geliyorum” diyor30 Haziran 2020 , Salı


Cevdet Güngör

Sakarya’nın  1. derecede deprem bölgesi içinde yer  aldığı, bilinen bir gerçek. Bunun için yer bilimci falan olmaya da gerek yok.

Sakarya’nın deprem  istatistikleri  zaten böyle bir tehlikenin  gelmekte olduğunu  işaret ediyor.

Sakarya’da ciddi anlamda 43 ve 67 yıllarında depremler yaşandı. İki deprem arasında 24 yıl vardı.

Yüzyılın felaketi olarak adlandırılan 1999 depremi ile 67 depremi arasında ise 32 yıl fark olduğu görülüyor.  Görülen o ki,  24 yıllık periyod 32 yıla çıkınca  depremin şiddeti katlanarak artmış oldu.

Geçmiş depremlerin  zamanlamalarına bakınca  Sakarya’da  yada beklenen İstanbul depremi ufukta gibi görülüyor. Deprem bilimcilere göre beklenen İstanbul depremi Sakarya’yı da ciddi anlamda etkileyecek.

Son günlerde Türkiye’nin çeşitli yerlerinde depremler olmaya başladı. Sanki bu depremler de beklenen büyük depremin bir habercisi gibi duruyor.

                                                             Ağır hasarlı binalar  

Biliyorum, deprem konusu  tatsız bir konu. Ancak konu tatsız diye gerçeklere de gözlerimizi kapayamayız.

Yüzyılın felaketi Sakarya’da 24 bin konut yıkıldı.   4 bin  vatandaşımız hayatını kaybetti. Daha öncede hatırlattığım gibi şayet deprem yaz ayında  ve sabaha karşı olmasa kaybettiğimiz insan sayısı çok daha fazla olurdu.  Çünkü yaz tatiline giden vardı. Fındığa giden vardı. Ayrıca deprem mesai saatinde olsaydı. Yıkılan İşhanları ve resmi dairelerde can kaybı çok daha fazla olurdu.

***

Peki deprem sonrasının yaraları tam olarak sarıldı mı? Kimse pek dillendirmek istemiyor. Yetkililer bu konuyu halı altına süpürmüş durumda.

Deprem sonrasının en büyük sorunu hasarlı binalardır. Sakarya’da deprem sonrasında 23 bin orta hasarlı konut belirlendi. Yasaya göre bir yıl içinde onarılıp, güçlendirilmeyen binalar  ağır hasar kapsamına geçiyor. Bu binaların sahipleri tarafından yıkılması gerekiyor. Şayet bu binalar sahipleri tarafından yıkılmazlarsa, ağır hasar kapsamına geçerek devlet tarafından yıkılıp, yıkım bedelinin de mal sahibinden tahsil edilmesi şartı bulunuyor.

Tehlikedeki okullar 

Peki, bahsettiğim yasal sorumluluk uygulanabildi mi? Bu soruya “Evet” demek mümkün değil. Çünkü bugün ilimizde zamanında onarılıp güçlendirilmediği için ağır hasar kapsamına geçip yıkılması gereken bir çok bina var. Ne yazık ki, bu binalar arasında resmi kurumlarımız var. Asıl önemlisi okullarımız var.

Zaten Sakarya Valiliği’nin 2016 yılı brifing raporunda Sakarya’da depreme dayanıksız olduğu için yıkılıp yerine yeni okul binası yapılması gereken 21 okulun bulunduğu açık olarak belirtilmişti.

Bugün bu okullardan sadece Çark Caddesi’ndeki İmam Hatip Lisesi binası yıkıldı. Öğrenciler başka okullarda öğrenim görüyorlardı.

Diğerleri için güçlendirme yapıldığı söylendi. Valilikçe yıkılması gereken okulların,  güçlendirme yapılarak sağlıklı duruma nasıl geldiği de ayrıca merak konusu?

Bence bahsi geçen okulların, korona fırsatı ile yeniden hasar tespiti yapılmasında, değerlendirilmesinde fayda  var. Daha doğrusu yeniden değerlendirilmesi gerekir.

Ya bu okullara zamanında yıkılması gerektiği yolunda rapor verenlerde, ya da sonradan güçlendirme ile sağlıklı duruma geleceğini belirtenlerde bir hata var.

Okullar ile ilgili  bir başka ilginç tespit daha var. O da geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanlığı, Sakarya’da yukarıda bahsettiğim 21 okul dışında 17 okulun daha depreme dayanıksız olduğu için yıkılması gerektiğine karar verdi. Bu okullar boşaltıldı. Öğrencileri başka okullara yerleştirildi.

Peki, bu 17 okulun yıkılması gerektiğine neden yüzyılın felaketinden 20 yıl sonra karar verildi? Bu süre içinde bu okullardaki öğrencilerimiz demek ki, Allaha emanet öğrenim görüyorlardı.

***

Olası bir depremin yaklaşmakta olduğunu deprem bilimciler de belirtiyor. Hazır okullar kapalıyken ilimizdeki okullarda ciddi bir hasar tespit çalışması daha yapılmalıdır diye düşünüyorum.

Yanlış mı düşünüyorum?

 

Bu yazı toplam 531 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU