Günün Tarihi:21 Ekim 2021

Gençliğimiz Ümidimizdir17 Eylül 2021 , Cuma


Muzaffer Taşyürek

Tarihe yön veren, tarihin akışını değiştiren bir milletiz. Bununla övünmemek, bunu anlatmamak, bunu inkâr etmek mümkün değil. Destanlaşmış bir tarihimiz var. On asır, yani bin yıldır Anadolu’dayız. Bir “Cihan Devleti” olarak asırlar boyunca dünya siyasetine yön vermişiz.

Çin Seddi Türk akınlarına karşı yapılmış... Avrupa’nın karanlıklar içinde bocaladığı, bilgisizlik, bağnazlık, cahillik içinde bulunduğu çağlarda, tıpta, matematikte, fizikte, kimyada kısaca tüm bilimlerde dünyaya ışık tutmuşuz.

Çağ açıp, çağ kapatmışız. Dünya adaleti, hukuku, insan haklarına saygıyı, insana değer vermeyi, sevmeyi, sevilmeyi bizden öğrenmiş, Mevlana’mız ile derinleşip, Yunus ile coşmuşuz...

Yağız atlara binmiş, esmer delikanlılar, cihanı teslim almak için bir koşuya çıkmışlar... Semerkand’dan, Buhara’dan, Horasan’dan başlattıkları koşuyla kendilerini Viyana önlerinde bulmuşlar.

Bu koşu, tarihin sayfalarına altın harflerle yazılan kutlular koşusuydu. Malazgirt’te Alparslan... İstanbul’da Fatih... Niğbolu’da Yıldırım... Viyana’da Kanuni’ydik...

O kutlular bizim atalarımızdı.

Onlar; arkalarına çil çil kubbeler seren, bin atlı akıncılar, tarih boyunca vatan uğruna, arkalarına bakmadan yollara düşmüş, huduttan hududa yol bulup koşmuş, kahramanlardı.

Onlar; toprağı vatanlaştırmak için tam ercesine, göğsünden vurulup, bir gül bahçesine girercesine, kara topraklara giren yiğitlerdi.

Onlar; mert insanlardı... Düşmanlarına bile merhamet ederlerdi. Kanuni Mohaç seferinde şöyle bir ferman yayınlamıştı: “Ekili araziye girmek, buralarda hayvan otlatmak, Hıristiyan halkın hayvanlarını almak veya onlara başka türlü zarar vermek şiddetle yasaktır.”

Bizim tarihimizde kitle katliamları yoktur. Acizlere, çaresizlere, kadınlara, çocuklara, meskûn alanlara tecavüz yoktur.

Gençler ve çocuklar; geleceğimiz ve umudumuzdur. Tarih oluşturan ve tarihe yön veren bir milletin çocuklarıdır. Unutmayınız tarih bilinmeden geçmişten dersler alınmadan geleceği şekillendirmek mümkün değildir. Bir milletin tarihi demek, o milletin aynası, tablosu demektir. Gençlere ve çocuklarımıza geçmişimizi öğretmek en büyük vazifelerimiz arasına olmalıdır. Onlar, geçmişi öğrendikçe bugünü daha iyi anlar ve değerlendirebilirler. Süleyman Nazif’in şu mısralarını unutmamanızı diliyorum;

Dedem koynunda yattıkça benimsin ey güzel toprak,

Neler yapmış bu millet, en yakın tarihine bir sor bak,

Yerim sensin, göğüm sensin, cihanım cennetim hep sen,

Nasıl zinde bir millet çıktı, gördün hasta sinenden...

Analar, babalar, veliler gençlerimizi Televizyonların, internet ortamlarının, ellerindeki sosyal ağlara bağlı telefonların ve medyanın oluşturduğu suni gündemlerden, suni kahramanlardan uzak tutmak en önemli derdimiz olmalı. Çocuklarımızı günde  bir saat dahi olsa sanal ortamlardan uzak tutarak oturun kendileriyle konuşun, kitap okuma seansları düzenleyin, bazen kitap üzerinde tartışın. Çocuklarınızla konuşun. Okulda ,sosyal çevresinde yaşadıkları(kızacağınız bir konu dahi olsa) olayları dinleyin sorunları görmezlikten gelmeyin, lütfen.

Aksi halde çocuklarınızı kaybedersiniz, sokak elinizden koparır alır.

Mazi ile ati arasında uçurulan köprüleri yeniden imar edelim. Gençliğimiz tarih şuuru verelim.

Ali Fuad Başgil , gençlerimize nasıl sahip çıkmamız konusunda kafa yoran, gençliğe yön veren, yol gösteren, onlarla konuşan Cumhuriyet döneminde yetişmiş önemli şahsiyetlerden biridir. Ona göre gençlerin çoğunun cesaretinin kırılmasının ve başarısız olmalarının en önemli sebeplerinden biri rehberlikten, manevi destekten mahrum olmalarıdır.

Başgil gençlere, arkadaş seçimine dikkat etmeleri, ahlaki ve dini değerlere bağlı olmaları, başarılı olmak için planlı çalışmaları, iradelerine hâkim olmaları ve iyi örnekleri model almaları konusunda tavsiyelerde bulunduğu kitabı “Gençlerle Başbaşa” velilerimizin okuması gereke kitaplardandır.

Başgil, arkadaşın ahlak terbiyesinde ve başarılı olmadaki rolünün önemine dikkat çekerek, gençlere kötü arkadaşın, bir kişinin başına gelecek en büyük felaket olduğunu ifade eder.

Ona göre kötü arkadaş kişinin meşru fikirlerini gerçekleştirmesine engel olur ve kendisine benzetmek için dost dilini kullanır.

Sözleri ve hareketleri ile kötü bir arkadaşın birey üzerinde yaptığı etki, en iyi söz ve öğüt ile yapılamaz.

Başgil gençleri sadece kötü arkadaş konusunda uyarmaz. Aynı zamanda kötü arkadaşın niteliklerinden de bahsederek dikkatli olmalarını ister. Ona göre kötü arkadaşın nitelikleri şöyledir.

• Çalışan insanlardan rahatsız olur

• Başarıyı ve başarılı olmayı küçümser, alaya alır.

• Kötülüğü yaymada sinsice davranır

• Kişiyi kendine imrendirmek için her türlü şaklabanlığı yapar

• Her fırsatta sözleriyle ve tavırlarıyla kötülüğü aşılamaya çalışır.

Gençler, arkadaş olacakları kimselerde birtakım şartlar ve özellikler aramaları gerekir.

Özellikle gençlik döneminde arkadaş seçimi, sosyal çevre ve okuduğu kitaplar çocuklarımızın benliğinin oluşmasında, problemli bir kişiliğe sahip olup olmamasında önemli bir yeri vardır. Ailede kazanılan davranışlar arkadaş grubunun etkisiyle değişebileceğinden, çocuğunuz iyi arkadaşlarla ilişki kuruyorsa, görüşleri ve davranışları iyi yönde gelişir. Eğer çocuğunuz iyi olmayan bir grubun üyeleri ile arkadaşlık ediyorsa, okuduğu kitaplar milletimizin milli ve manevi değerlerine ters konuları içeriyorsa  pek çok olumsuz davranışlar kazanabilir.

Tarih şuurundan yoksun bir gençlikten gelecek adına ne bekleyebiliriz? “Terbiye ana kucağında başlar, her söylenilen kelime çocuğun şahsiyetine konan bir tuğladır.” Öğleyse yavrularımızın şahsiyetlerini onu cesaretlendirecek eğitim unsurlarıyla desteklemeliyiz...

Çocuklarımız değerlidir, ümidimizdir, geleceğimizdir. Yaban ellere bırakmayalım. Lütfen onlara sahip çıkıp değer verelim.

 

 

Bu yazı toplam 141 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.


 

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 



SAKARYASPOR PUAN DURUMU