Günün Tarihi:5 Aralık 2021

Gözlemsel öğrenme ve çocuklarımız !…22 Kasım 2021 , Pazartesi


Murat Kaba

Gözlemsel öğrenme ve çocuklarımız !…

Bugün farklı bir alanda yazıyorum…

İçinde bulunduğumuz dönemi göz önüne aldığımızda izlediğimiz diziler, filmler; takip ettiğimiz online dizi platformaları, televizyonlarda gördüğümüz sahneler sadece bir film ve diziden mi ibaret? Sizce ? 

Özellikle gençlerimizin ve çocuklarımızın sevdiği, izlediği bu diziler veya oynadığı oyunlar; merakın, öğrenme isteğinin en yüksek zamanlarda olduğu yaşlarda çocukların karşısına çıkıyor. 

Neden bu konuya değindim ?

Oğlum Ali Mert Psikoloji 3. Sınıfta… Geçen günlerde bir çalışmasını okudum… Etkilendim ve sizlerle dilim döndüğünce paylaşmak istedim…

Bu araştırma aslında sadece benim dikkatimi çekmedi…

Ünlü sosyal psikolog Albert Bandura tarafından şöyle bir çalışma yapılmış:  
 

1961 ve 1963 yıllarında bir yetişkin insanın Bobo bebeğine saldırgan bir şekilde davranmasını izledikten sonra çocukların davranışını gözlemlemiştir. Araştırmada bobo bebeği diye bahsedilen şey bizdeki hacıyatmaz oyuncağı.
 
Bandura’nın başta psikolojiye sonrasında da modern dünyaya katkı sağlayan bu araştırmaları, günümüzde de bazı ülkelerin parlementolarında kanıt olarak kullanılmıştır.

Bir bebek veya çocuk elini sıcak suya değdirdiğinde kendisine acı veren bir his olduğunu öğrenir ve sıcak kelimesinin anlamını hissettiği acıyla birleştirir ve bir daha 'bu sıcak' denildiğinde ona dokunmaktan çekinir. 

                                                                                                     

Evrimsel süreci kabul ederek bakacak olursak, insanlığın ilk tarihlerinde bir bilgi edinme/öğrenme, dönemimize göre çok daha pahalıya mal oluyordu. İnsanların vahşi hayvanların nasıl tehlikeli olduğunu öğrendiklerini düşünelim…

Bir çocuk sıcak suya dokunduktan sonra elini çekebilir ama insanlığın ilk tarihlerinde bir hayvanın tehlikeli olmasını öğrenmek, insanın uzvuna veya canına mal olabiliyordu. Hayatını kaybeden insanların öğrendiği en son şey o hayvanın tehlikeli olduğu oluyordu.

 

Peki burada öğrenmeyi gerçekleştiren asıl kişi kim?

Bandura bunun gibi sorulara cevap vermek adına bu örneklerden yola çıkarak, birçok psikolojik çalışmaya ev sahipliği yapan Stanford Üniversitesinde yaşı 3 ile 6 yaş arasındaki çocuklar üzerinde bir çalışma yapıyor.

Bu çalışmada; Araştırmacılar, çocukları bir oyun odasına götürüp orada patates baskısı ve çıkartmalar gibi oyuncakların olduğu masaya yönlendiriyorlar. Bir süre sonra, çekiç ve bobo bebek bulunan bu odaya iki yetişkin birey getiriliyor. Yetişkinlerden biri saldırgan rolde ve bobo bebeğe vuruyor diğeri köşesinde kendi halinde oyalanırken saldırgan birey, ‘vur ona, tekmele onu’ gibi sözel olarak da saldırganlığını devam ettiriyor. 

Belli bir süre sonra saldırgan olan da olmayan da odadan normal bir şekilde çıkartılıyor.

Araştırmacılar belirli saldırganlık ölçümleri kurarak çocukların davranışını puanlıyor.

Araştırmanın sonucunda görülüyor ki, saldırgan yetişkini gözlemleyen çocuklarda, saldırganlığı taklit etme puanı oldukça fazla.

Tüm bu ​bilimsel sonuçlar ışığında Bandura, davranışın gözlem yoluyla da öğrenildiğini bilimsel olarak bizlere sunmuş oluyor.

Bandura bu araştırmasından sonra ‘insanların gözlemleyerek öğrenmiş olması, ancak öğrendiklerini uygulamaması mümkün mü?’ sorusuyla başka bir araştırmaya başlıyor.

Bu çalışmada ise çocuklara bobo bebeğin dövüldüğü bir film izletiliyor, filmde saldırgan bireyin yaptığı hareketler cezalandırılıyor. Sonrasında çocuk, içinde bobo bebeğin de bulunduğu oyuncak dolu bir odada tek başına bırakılarak gözlemleniyor.

Filmde davranışından dolayı cezalandırılan bireyleri izleyen çocuklar davranışı yapmaktan çekiniyor fakat sonradan araştırmacılar, çocuklara bu davranışı sergilediklerinde ödül alacaklarını söylüyorlar. Bu söylemden sonra tüm çocuklar saldırgan modeli taklit ediyor. 

Bandura’nın bu çalışmasını günümüz için örneklendirerek bakalım:

Bir çocuk veya gencin izlediği dizide saldırgan bir modelin davranışlarını izlediğini düşünelim. Çocuğa izledikleri diziden sonra bu davranışı sergilersen ödül vereceğiz cümlesini kuran bir araştırmacı olmuyor fakat dizide o davranışın ödüllendirildiği gösteriliyor.

Çocuk veya genç izlediği dizide hem saldırganlığı hem de saldırganlığın ödüllendirildiğini öğreniyor.

Başka bir örnek daha verecek olursak:

Çoğu video oyunlarında çocuklar, oyundaki karakterin saldırganlık göstermesi durumunda extra puanlar alacağını biliyor. Böylelikle yine gözlemlediği saldırganlık ödüllendirilmiş oluyor ve öğrenme gerçekleşiyor.

Bu araştırmalardan yola çıkarak gözlemlenen davranışlar ekstra olarak ödüllendirildiğinde daha net bir öğrenme elde edildiği kanıtlanıyor.

Bu nedenle çocuklarımızı televizyonlarda ve dijital platformlarda izlediği yapımlarda, oynadığı oyunlarda elimizden geldiği kadarıyla kontrol etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Özellikle şunu belirtmek istiyorum ki; bu kontrolü sağlamaya çalışırken çocuğumuzu kısıtlayarak veya zorla elinden alarak yapmamalıyız. Çünkü saldırgan davranışları öğrenmemeleri için ‘saldırgan’ davranışlar sergilemek ne mantıklı ne de doğru olur. Sevdiği bir diziden sevdiği bir oyundan bahsederken elimizden geldiğince eleştirerek değil merakla onlara eşlik etmeye çalışalım...

İçinde bulunduğumuz dönemde diziler, filmler, oyunlar hayatımızın bir parçası haline geldi, bu yapımların çok iyileri de var çok kötüleri de var. Çocuklarımızın izlediği dizilere, oynadığı oyunlara, aynı eski zamanlarda annelerimizin babalarımızın bize öğrettiği gibi, insanlardan uzaklaşarak değil doğru insanları ve doğru davranışları seçmelerini göstererek bu yolda devam edelim…

 

İyi haftalar…

 

 

Bu yazı toplam 199 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.


 

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 



SAKARYASPOR PUAN DURUMU