Günün Tarihi:29 Ocak 2020

Hiçliğin İdrakine Davetlisiniz!14 Haziran 2019 , Cuma


Şaban Köktürk

Herkes haddini bilseydi dünya ne kadar güzel olurdu. Bireylerin talepkâr tutumu, aile üyelerinin didişmesi, şirketlerin rekabetçiliği ve ülkelerin birbirine düşmanlığı bu boyutlarda olmazdı. Böyle bir ortamda yaşamak istemez miydiniz?

Tevazualçak gönüllü olmak, Hak karşısında hiçliğinin idrakine erebilmektir. İnsan kendisinde bulunan mal, mülk, makam ve mevkisebebiyle, bunlardan mahrum olanlara karşı üstünlük taslayarak maddi manevi haksızlık yapmamaktır. Tevazu, birçok güzel özelliğin kendisine bağlı bulunduğu müstesna bir erdemdir.İnsanın değerini yükseltmesi, şerefini arttırması gibi bireysel yararları yanında tevazu, toplumda kin beslemeyi ve birbirinden uzaklaşmayı önler, huzur ve kaynaşmaya vesile olur, böylece bir sevgi ortamı oluşturur. Çünkü insanlar arasında kibir kadar kin doğuran, tevazu kadar sevgi üreten başka bir şey yoktur.Tevazu sahibi affedicidir. Kötülüğe karşı iyilikle karşılık verir, sabretmesini bilir, cömert olur. Çünkü kendinde bir varlık görmez, elindeki varlığı kendine mal etmez. Kendini bir emanetçi olarak görür.

Gösterişte Değil Uygulamada Olmalı

Parmaklara Elif ve/veya vav harfi yüzüklerin takılması, ofislerinde makam odaları duvarlarında bu harflerin yer aldığı şık tabloların asılı olması o bireyin veya makam sahibinin tevazu sahibi olduğu anlamına gelmediğini ne yazık ki görüyoruz. Bu tip “aidiyet ilanı” çabalar o bireyin dönemsel çıkarlarına hizmet eden türden çabalardır. Tevazu noktasında bir işe yarar mı? Elbette yaramaz. Dönem veya iktidar değiştiğinde parmaklarda ve duvarlardaki semboller değişiverir anında. Sonuç olarak iş gösterişte olsaydı bıraktığımız sakalımız, tesettürümüz, firuze taşlı yüzüklerimiz bizi mütedeyyin yapardı. Olabilmek için çaba gerek, emek gerek.

Nasıl Olunur?

Tevazu ya da had bilirliğe nasıl ulaşabiliriz? “Ben bugün alçak gönüllü olacağım” demekle yerine getirilebilen bir arzu mudur? İnsanın doğuştan itibaren sahip olduğu doğal bir özellik olmadığı kesindir. Bu niteliği geliştirmek için çaba harcamalıyız. Alçak gönüllülük, bilgiden çok bir hal, olumluluk saçan bir beden dili, yaşanması gereken bir vasıftır. İnsanın içinde olan iyimserliğin bir yansımasıdır. Alçak gönüllülük varsa görülür, yoksa ısmarlama ile gerçekleşecek bir şey değil. Alçak gönüllülüğün olması, daha çok tek bir şeyin olmamasına bağlı… O da büyüklenmek hastalığının içimizden atılmasıdır. Kibri içimizden attıkça, tevazuya ilişkin haller gün ışığına çıkar. Kendimizi hiç kimseden üstün görmezsek, çevremizin en günahkârı kabul edersek, hiç kimseye karşı savunma gereğini duymazsak, bir iddiamız olmazsa, beğenmişliğimizi ve gururumuzu aşarsak, işte o zaman farkında bile olmadan bu güzel huy kendini göstermeye başlar. Kısaca özetlemek gerekirse “kibir”i attıkça, atamıyorsak bastırdıkça, bastıramıyorsak ehlileştirdikçe, onu da yapamıyorsak içimizde varlığını kabul ettikçe tevazuya doğru adım adım ilerlemiş oluruz. Vesselam.

 

Bu yazı toplam 395 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU