Günün Tarihi:25 Ocak 2021

HYPATİA!25 Eylül 2020 , Cuma


A.İlhan Düzgün

İskenderiyeli bilim insanı Theon'un kızıdır. Filozof ve matematikçi olmasının yanında zerafeti ve güzelliği ile de bilinen bir bilim insanıdır.

Hypatia, ilk Hristiyanlar tarafından üniversitenin önünde taşlanarak linç edilmiş etleri midye kabukları ile kesildikten sonra yakılmıştır!

Aynı kalabalık yine aynı gerekçe ile yani dinlerini korumak adına Büyük İskender'in kurduğu muhteşem kütüphane ve müzeyi de yakmıştır, bunun insanlık adına, bilim adına çok zarar verdiği her zaman söylenir!

Bir kütüphaneyi bir bilim insanını ve bir kadını dinin karanlık yüzü öldürdü, sadece onu mu?

Dinin karanlık yüzü Dünya barışının karşısındaki en büyük engel mi acaba?

Ortaçağda haçlı seferlerinde yaklaşık 2 milyon insan katledildi!

Avrupa’da ki 30 yıl savaşlarında, yaklaşık 7 milyon insan öldürüldü!

1960’lı yıllarda Nijerya’da, 1980’lerde ve 1990’larda Sudan’da, 1970’li ve 1980’li yıllarda Lübnan’da din yüzünden binlerce insan öldürüldü. 2000’li yıllarda El Kaide, Taliban, El Nusra, IŞİD gibi terör örgütleri 10 bini aşkın insanı katletti!

1930 da Menemen de askerliğini yapmakta olan öğretmen Kubilay şeriat isteyen bir grup tarafından öldürülmedi mi?

Türkiye’de 1970’li yıllarda Çorum ve Maraş olaylarında, 1990’lı yıllarda Sivas olaylarında kaç insanımızı kaybettik din adına, yine din adına 1990’lı yıllarda kaç yazarımız kaç aydınımızkendini dindar sayanlar tarafından dinleri adına katledildi?

Dünyanın üzerindeki son kabusislami terör değil mi?

Tüm dinler “insan öldürmenin büyük günah olduğunu ve bu günahı işleyenlerin de öte dünyada cehennemegideceğini” söylemiyor mu?

Peki, buna rağmen tüm dinlerin dindarları kendi dinleri adına bu katliamları nasıl yapabiliyorlar hala?

Bu dinin karanlık yüzünün mü suçu mudur?

Yoksa dini kendince uygulayan dindarların suçu mudur?

İşin Aslı nedir!

Dinin bu karanlık yüzünün, dünya barışına verdiği zararı hiçbir zaman açıklayamayacağım kendime?

Barışı istemeyen bir din olabilir mi?

Teorik olarak yok ama pratikte hiç biri barışı istemiyor görünen maalesef bu!

İnsanlığın ilk çağı olduğu var sayılan, altın çağın,yani insanların tek dilininolduğu vedininin olmadığı,buna karşın huzurun ve barışın hakim olduğu bu çağın insanların dillerinin farklılaşması ile bittiği söylenir.

Yani insanların biri birlerini anlamamaya ve biri birlerine yabancılaşmaya başladıktan sonra insanlığın ve barışın geldiğimiz yer gözler önünde!

Demek ki aynı dili konuşmak bizi bir arada tutarken, aynı dili konuşamamak felaketimiz olmuş!

Buradaki dil lisan değil insanlık dilinden bahsediyoruz,

Yani huzur dili, barış dili, sevgi dili!

Aynı dili konuştuklarımız ile yaşamak bizim hem toplumsal hem de kişisel huzurumuzun temel taşı besbelli,

Aslımıza dönmek ve insanlığımız hatırlamak,

Huzurun ve barışın tek çaresi belkide?

İnsanlık çaresizlik içindeyken belki siz kendi çarenizi bulursunuz diye karaladık bu satırları,

Örnek var, farkındalığımızı arttırıp görmek ve takip etmek gerek. 24.9.2020

 

 

 

 

 

 

 

.

 

 

Bu yazı toplam 3117 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU