Günün Tarihi:21 Ekim 2021

İSTANBUL YANGINLARI-214 Ağustos 2021 , Cumartesi


Muzaffer Taşyürek

31 Ağustos 1833 tarihinde Cibali’den başlayan bir yangınla İstanbul alevlere teslim olmuştur. Cibali Kapı civarındaki Tüfenkhanede başlayan yangın şiddetli rüzgarın etkisiyle korkunç bir boyut kazanarak yaklaşık 2 gün boyunca sürmüştür. Alevler bugünkü Fatih’in bulunduğu Tepe’nin Haliç’e bakan eteklerinden Üsküplü, Aşıkpaşa, Fatih Camii çevresi, Sofular Hamamı, Horhor, Kıztaşı, Akarçeşme, Saraçhane’den Vefa ve Süleymaniye’ye kadar ayrı ayrı kollarla devam etmiş önüne çıkan ne var ne yok yakıp kül etmiştir.Eski İstanbul’a yarısını harabeye çeviren bu yangında çoğunluğu ev olmak üzere binlerce bina yok olmuştur.

1865 yılında 19 Eylül günü gece yarısı başlayan Hocapaşa yangını, her büyük yangında olduğu gibi rüzgarın da etkisiyle hızlıca çevreye yayılmış ertesi günün yatsı vaktine kadar devam ederek İstanbul’un kalbi de edebilecek Eminönü, Cağaloğlu, Beyazıt, Sultanahmet ve Kadırga taraflarına harabeye çevirmiştir. Yangından sonra yolların düzenlenmesi ile ilgili olarak kurulan komisyonun çalışmalarıyla Divanyolu, Baba Ali ve Gedikpaşa taraflarını yeni baştan imar edilmesi sağlanmış, böylece bu mevkiler modem bir şehre kavuşmuştur.

5 Haziran 1870 Beyoğlu Feridiye sokağındaki bir evde başlayan yangın, ahşap evler arasında çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle değişik yönlerde 5-6 koldan yayılmıştır. Söndürme çalışmaları olabildiğince iyi bir şekilde yürütülmesine rağmen büyük bir alanın yanması engellenememiştir. Alevler Macar’dan ve Tarlabaşından Taksim’e kadar ilerlemiş bir ucu Galatasaray Lisesi karşısındaki İstiklal Caddesi tarafına çıkmış başka bir kol Bülbülderesine inip oradan Papaz Köprüsü ile ile Emin Bey Camii civarına ve sonra Sururi Mahallesi sınırından Aynalı Çeşme’ye ve İngiliz elçiliğini de içine alarak yine Galatasaray Lisesi civarına kadar uzanmıştır. Diğer bir kol Kalyoncu Kulluğu tarafına ilerlemiş ve önünü rastlayan binalardan birçoğunun yakmıştır. Bu kolun ilerlediği alanda İtalyan Elçiliği ile kagir ve ahşap olan 500’den fazla ev ve dükkan yanmıştır. Bu yangında toplam 3 bin bina yok olmuş çeşitli din ve milletten 28.689 kişide yangından zarar görmüştür.

Yangından sonra felaketzedeler Hüseyin Efendi ve Hekimoğlu bahçelerine, bazı mezarlıklara, Kasımpaşa deresine, Tatavla yani Kurtuluş taraflarına kaçıp toplanmışlardır. Hemen sonra bunlar Sultan Abdülaziz’in emriyle Taksim’deki Topçu kışlası’nın boşaltılması ile buraya yerleştirilmiştir. Ayrıca Kışlanın karşısındaki Talimhane Meydana ve Ermeni mezarlığında 2000’den fazla çadır kurulmuştur. Bu sırada afetzedelerin kullanılabilen eşyaları da bu Kışla ve çadırları nakledilmiştir. Bir taraftan da felaketzedeler için yardım kampanyaları düzenlenmiştir.

Beyoğlu 1870 yılı yangınından sonra yeniden şekillendirilmiştir. Yangından sonra yeniden yapılanma sürecinde eskisine göre çok daha kaliteli taş ve döküm demir gibi iyi malzemeden daha sağlam binalar yapılmış, cepheleri oymalı ve heykelli bina tipleri, Beyoğlu’nun hem ana caddesin hem ara sokaklarını süslemeye başlamıştır.

23 Temmuz 1911’de, Uzunçarşı başındaki misafirhane olarak kullanılan ahşap bir apartmanın 3 katında başlayan yangın, dar sokaklardaki ahşap ve bitişik nizam evler hızlıca yanmaya başladı yandan önce iki kola olarak Süleymaniye ve dökmeciler tarafıyla Mercana doğru yayılmaya başlamıştır. Buradaki ateş sönmek üzere iken aşırı rüzgarın etkisiyle çevreye yayılmış Beyazıt ve Vezneciler çevresindeki mahalleler kül olmuştur. Bundan sonra ateş Aksaray’a doğru yayılmaya başlarken önüne gelen her binayı yıkıp Yenikapı’ya dayanmıştır.

Yangın burada tekrar ikiye ayrılmış, bunlardan biri Aksaray’a doğru ilerlerken diğeri Langa’yı sarıp Samatya’ya doğru ilerlemiştir. Yalnızca 17 saat süren bu felakette İstanbul’un Camcıali, Balabanağa, Mollakestel, Kızıltaş, Mimarkemalettin, Fevziye, Kemalpaşa, Yakupağa, Mesihpaşa, Oruçgazi, Alembey, Gurebahüseyinağa, Kovacıdede Baklalıkemaleddin, Çobançavuş, Katipkasım ve Şeyhferhat mahalleleri tamamen yanmıştır.

Aksaray’da neredeyse hiçbir yapı ayakta kalmamıştır. Resmi verilere göre 2400 ev, 3000 dükkân, 15 fırın, 16 cami ve Mescid, 2 medrese, 3 hamam, sayısız türbe ve tekke, mektep kül olmuştur.

İstanbul’a 10 milyon altın miktarı zarar veren Aksaray yangında bir anda sırtındaki elbiselerinden başka hiçbir şeyi kalmayan binlerce hatta on binlerce insan ortalıkta kalmıştır. Bunun üzerinde o günlerde öncelikle kadın ve çocukların barınma ve beslenmesi için büyük mücadele verilmeye başlandı. Aynı zamanda memleketin her bir köşesinden afetzedelere yardımlar gelmeye başlarken bazı zenginler özel mülklerini bu afetzedelere açmıştır.  Birçok yerde çadırlar kurularak yangınzedelerin konaklaması sağlanmıştır.

Bütün yangınlarda devlet yaraları en kısa zamanda sarmış, İstanbul halkını evlerine, esnafını iş yerlerine kavuşturmuştur.

 

 

 

Bu yazı toplam 175 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.


 

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 



SAKARYASPOR PUAN DURUMU