Günün Tarihi:4 Mart 2021

İyilik her zaman iyilik midir (II)12 Aralık 2020 , Cumartesi


A.İlhan Düzgün

İyilik her zaman iyilik midir başlıklı yazımı, sürekli takipcim Sayın Kaya Özdemir Bey sağ olsun okumuş, sonra da twitter üzerinden “yazı güzel ama, ben yazınızın başlığını okuyunca, içeriğini ….. düşünmüştüm” diyerek görüşlerini paylaşmış.

Ben de iyi fikir dedim ve aynı başlıklı yazının ikicisini yazarak bir başka iyilik olmayan iyilikten bahsedeyim istedim.

Kaya bey der ki; biz toplumsal olarak bazı doğru olmayan davranışları yapanları eleştirmek yerine, açık veya gizli onaylayarak bu davranışları sublimal örnek davranış haline getiriyoruz!

Mesela bunların en masumu;trafikte giderken,bir radar aracı gördüğümüzde, hemen karşı şeritteki kurallara uymayan sürücüleri uyarır ve onların ceza yememesine çalışırız?

Neden: iyilik olsun diye!

Devlete vergi vermemek için;iş yerleri olarak dayanışmaya girer, naylon fatura keserek hem kendi faturasız satışımızı ört bas ederiz hem de karşı tarafın devlete daha az vergi ödemesine destek veririz!

Neden:iyilik olsun diye?

Yolda trafik durdurduğunda yalvarır yakarır, bin bir yalan söyler ve o cezayı yememeye çalışırız!

Neden: bize bir iyilik yapılsın isteriz!

Örnekler böyle uzar gider.

Bu yüzden konuyu biraz genelleştirmeye çalışalım;

Hepimiz yanlış olan ne? Doğru olan ne? Biliyoruz;

Bu yanlışı biz yaptığımızda, cezanın bize bir kerelik uygulanmamasını istiyoruz, İYİLİK BEKLİYORUZ!

Hepimiz yanlış ne? Doğru ne? Biliyoruz;

Yine de bu yanlışı yapıp sonra kendini kurtaranları takdir ediyoruz ve toplumun kalanı için de belli etmeden bu davranışı örnek davranış haline getiriyoruz,TEŞVİK EDİYORUZ!

Bütün bu yanlışları neden yapıyoruz;

Çünkü İkiyüzlüyüz!

Ve toplum olarak biz, bu iyilik olmayan ama iyiymiş gibi yaptığımız davranışlardan toplumu kurtarmanın yolunun, aşağıdaki hikayede olduğu gibi;  içimizdeki iyilerin sayılarının artması ile çözüleceğini sanıyoruz:

“Çakalın biri aç kalınca kasabaya inmiş. Sütçünün süt çanağını devirmiş, sütü de içmiş, Fırıncının tezgâhından ekmeği kapmış yemiş, nihayet bir kasabın vitrininden kocaman bir but kapıp bir güzel mideye indirmiş. Çakalın ve etin kokusunu alan kasabanın tüm köpekleri toplanmış, çakalı yakalamak için ardı sıra koşturmuşlar. Bir süre sonra, sütçünün köpeği ve fırıncının köpeği yorulup takibi bırakmışlar. En son, kasabın köpeği de pes etmiş ve geriye dönmüş.

Çakalın arkasında kala kala bir tek demircinin köpeği kalmış. Çakal dayanamamış; “Yahu arkadaş, sütçünün sütünü içtim tamam, fırıncının ekmeğini yedim tamam, kasabın da etini kaptım o da tamam ama onlar bile pes etti peşimi bıraktı da, ben demirciye ne yaptım ki bi türlü ayrılmıyorsun peşimden?

İşte, Çakalın anlamadığı:  Demircinin köpeği menfaat peşinde değil, sadece adalet peşinde.”

Ben, toplumun bu illetten kurtulması için iyilik yapanların çoğalmasını beklemenin yeterli olmadığını düşünüyorum!

Çakalların köye inmesi ve çalınacak şeylerin çalınabilir olması devam ettikçe bu sorunun çözülmesi için, adaletin gelmesi için iyilerin artmasını beklemek zaman kaybı olur ancak!

Adalet, ikili ilişkiden devlet yönetimine kadar her yerde Adalet!

Hangimiz topluma karşı yaptığımız tüm yanlışların bedellerini ödeyeceğimizi bilsek veya kanun karşısında işlediğimiz tüm suçların, kim tarafından yapıldığına bakılmaksızın cezalandırılacağını bilsek böyle çakallık peşinde koşmaya cesaret edebiliriz?

Önce adalet olacak, sonra iyiler, iyi oldukları için bu sistem içinde kendilerini avantajlı hissederken, yanlış olanlar da yaptıklarının bedellerini ödeyecek,

Önce Adalet olacak.

Her yazımızda olduğu gibi genel konuları bir de ilişkilerimiz açısından sorgulayalım;

İlişkilerimizde de benzer yanlışları yapmaya devam ediyoruz, kural yanlış yapmamak değil yakalanmamak!

İnsanlar birlikte yaşadıklarına veya birlikte çalıştıklarına yanlış yapıyor, yakalanıyorlar ise şerefsiz ( gizliden gizliye ise beceriksiz) oluyorlar, yakalanmıyorlar ise aferin alıyorlar!

Yanlışı yine içten içe,iyiymiş gibi yaşıyor ve özendiriyoruz.

Neden;

Cevap aynı “çünkü ikiyüzlüyüz!”

Biz herkesi değil, kendimizi sorgulayabiliriz sadece, biz nasıl yaşıyoruz?

Yanlışı doğru gibi yaşamaya devam mı edeceğiz?

Yanlışlarımızdan vaz geçecek bir yaşamı kendimize yol diye mi seçeceğiz?

Doğrusu için herkes kendi aslına baksın, o ne diyorsa onu yapsın, bizden söylemesi!

Göğe bakmak adettendir, ortak göğe bakıp ortak dilek tutmak!

Bu yazı toplam 2589 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU