Günün Tarihi:20 Eylül 2021

Matematiğin sosyal bilimlerle ilişkisi1 Haziran 2021 , Salı


Seyfi Yücel

Şimdiki adı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olan Boğaziçi Köprüsü, Cumhuriyetimizin 50.Yılı anısına 30 Ekim 1973 tarihinde açıldı. İstanbul’a yeni taşınmıştık. Çevreyi tanımaya, olanı, biteni anlamaya çalışan ilkokulu yeni bitirmiş çocuktum. Denizi yeni görmüş birisi için denizin üzerinde köprü hayal etmek, anlamak çok zordu. Ufkumuzun çok ilerisindeydi. Ablam yakınında oturuyordu. Ziyarete gittiğimizde o zaman kıraç, makilik; zeytin, incir, badem ağaçlarının olduğu Nakkaş Tepe’ye oturur, inşaatı son aşamaya gelmiş köprüyü seyrederdim. Binerce, on binlerce ton ağırlığındaki tablası çökmeden, yıkılmadan nasıl duruyor? Üzerinden geçecek arabaları nasıl oluyor da köprü taşıyabiliyor? Sorulara cevap bulamadan ablamın evine geri dönerdim. Boğaz Köprüsü bizim kuşağın hayallerine öylesine işlemiştir ki resim dersinde çoğumuz Boğaz Köprüsü’nün resmini çizmişizdir.

***

Büyüdükçe merakım daha da arttı. Bir kamyon dolusu karpuzun altta kalanlarının üzerine onca ağırlık binmesine rağmen niçin çatlamıyor, ezilmiyor? Oysa elimizde düştüğünde parçalara ayrılıyor. Büyükçe sepeti ağızına kadar yumurtaya doldurmamıza rağmen altta kalan yumurtalar niçin kırılmıyor? Buna benzer onlarca soru…

***

Bu soruların cevabını meslek lisesinde fizik dersi okumaya başlayınca anlamaya, çözmeye, yorumlamaya başladım. 70’li yıllarda meslek liselerinde çok kaliteli eğitim verilirdi. Ortaokuldan mezun olan öğrenciler ciddi sınavdan geçerek meslek liselerine kayıt yaptırabilirdi. Bunu da ifade etmek isterim. Meslek lisesinde fizik öğretmenimiz dersleri çok iyi anlattığı gibi, anlattığı her konuyu laboratuvarda deneylerle kanıtlar, atölyelere gruplar halinde götürerek, meslek dersi öğretmenleriyle gerçek hayattan örnekler vererek kavratırdı. O öğrenciliğim boyunca fizik dersini çok sevdim, ilgilendim; çevremdeki objeleri anlamaya, çözmeye, yorumlamaya çalıştım. Fizik kuramları, konuları bana şiir gibi gelir.

***

Fizik dersini okuyup anlamaya başladığımda boğaz köprüsünün niçin yıkılmadığını, kamyon kasasındaki altta kalan karpuzların neden ezilmediğini, yumurtayla dolu sepetin altta kalanlarının niçin kırılmadığını, çatlamadığını anladım. Bunun sebebi fiziğin temel konularından birisi olan; bileşkenin, bileşenlerine ayrılması ilkesiydi. Yani ağırlığı bir noktada toplamak yerine parçalara ayırır, eşit şekilde dağıtırsanız kuvvetin şiddetini azaltmış oluyorsunuz. Öğrenince çok rahatlamış oldum. İşte asma köprülerdeki halatlar bileşkeyi yani kuvveti yayarak tablanın çökmesine engel oluyordu.

***

Yeni faaliyete geçen Yavuz Sultan Selim Köprüsünde 68 askı halatı bulunuyor. 5,2 mm kalınlığında 7 adet çelik tel sarılarak getirilerek bir bükümü; 151 âdeti de birbirine sarılarak bir askı halatını meydana getiriyor. İşte bu askı halatları binlerce tonluk tablayı tuttuğu gibi, üzerinden aynı anda geçen binlerce aracın, faaliyete geçtiğinde onlarca vagonlu treni taşıyacak. İşte o halatların görevi yüzbinlerce ton ağırlığı kuvvetlere ayırarak köprünün ayakta durmasını, görevini yapmasını sağlıyor. Aynı kuralı üzeri kapalı semt pazarlarında, fuar alanlarında, hava alanı binalarında, kapalı spor salonlarında, stadyumlarda, fabrika binalarının çelik konstrüksiyonlarında da görebilirsiniz. Binlerce ton yük akılla, bilimle ayakta durup, insanlığa hizmet ediyor.

***

İlerleyen yıllarda sosyal bilimlerde merak sardım. Mantık, felsefe, düşünce tarihi, sosyoloji, psikoloji, sosyal psikoloji, tarih, dinler tarihi, ekonomi kitaplarını okudum. Okumaya da devam ediyorum. Okudukça merakımı gideriyorum; merakım arttıkça yeni sorular beynimi kurcalıyor. Hayatı bu döngüyle dolu dolu yaşamaya gayret ediyorum. Sosyal bilimler alanında okumalarımın belli aşamaya getirdiğimde gördük ki; Matematik ile sosyal bilimler iç içe. Fen bilimlerin temeli matematik olduğu gibi, sosyal bilimlerin de temeli yine matematik. Kısaca hayatın kendisi matematik, fizik…

***

Bilim tarihine damga vuran adını çok bildiğimiz filozoflar; Thalas, Ferekidis, Pisagor, Konfüçyus, Heraklitos, Socrates, Hipokrat, Platon, Aristo, Farabi, İbn-i Sina, İbn Rüsd, Machiavelli, Montaigne, Bacon, Descartes, Paskal, Spinoza, Montısquieu, Voltaire, Rousseau, Kant, Hegel, Comte, Marx, Nietzsche, Dewey, Russell, İkbal, Hayek, Smith, Fromm, Popper, Chomsky… Sosyal bilim üzerine eserler ortaya koymalarının yanında çok iyi de matematikçi olmalarıdır.

***

Devlet yönetiminin de arka planı matematiktir. Devlet örgütünü oluşturan her bir kurum, kuruluş, bürokrasi devleti ayakta tutan unsurlardır. Köprünün yükünü dağıtarak ayakta tutan askılar gibi kurumlar da devletin yükünü dağıtır ayakta tutar. Tüm yetkiyi, gücü bir ya da birkaç kişide, kurumda topladığınız zaman devletin bürokrasisi işlemez hale gelir, halatlar kopmaya başlar. Sonuç felaket olur…  

 

Bu yazı toplam 214 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.


 

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 



SAKARYASPOR PUAN DURUMU