Günün Tarihi:27 Ocak 2021

MUTLU OLMAYA ÇALIŞMAK...2 Ekim 2020 , Cuma


Özlem Doğan

Mutlu olmaya çalışmayın, sadece olun...
"Demesi kolay" dediğinizi duyar gibiyim...
Ve haklısınız da. Hiç kolay değil. Çünkü mutluluğu hep bir neden-sonuç ilişkisine bağlamayı öğrenerek büyümüş-büyütülmüşüzdür. Şartlı bir reflekse dönüşmüş maalesef mutlu olma fikri...
Bir madde veya bir olaya bağımlı"yız".
Başka türlüsünü bilmiyoruz. Ama öğrenmenin ya da bunun nasıl gerçekleşebileceğini çözümlemeye başlamanın zamanı gelmedi mi? Öyle ya hiçbir şey için geç değildir...
  İşin ilk ve en önemli sırrı kendine odaklanmaktır aslında. Bunu yaparken önce kendinizde yine kendinizin sevmediğiniz özelliklerini gözden geçirip, bunların kimini üzerinizden atarak kurtulup, kimi ile de barış içinde yaşamayı öğrenmek önemli bir adımdır. Zira kendine odaklanan kişi, içindeki olumsuzla dışarı bakmaktan kurtulur.
  Düşünsenize bu odaklanmayı başarabilenler;"Sanane, banane" dediğimiz sınır çizgisini geçmemeyi, haddini bilmeyi ve bireylerin birbiri üzerinde kurduğu toplumsal baskıyı kırmayı öğrenir.
"Başkalarının sürekli ne yapmamız gerektiğini söyleyen cümlelerini neden dinlemeliyiz?"
Yok öyle bir şey... Olmamalı...
   Hayatta hiç kimse, bir diğerini istemediği bir şeyi yapmak zorunda bırakmamalı...
Bence en büyük günahların başında bu gelmeli...
Düşünsenize o insanların aklında kolay iyileşmeyecek tükenmişlik bırakır, nefret oluşturur ve daha önemlisi kendiniz içinde, bir ton alınmış hakkı üstünüze yapıştırmış olursunuz. Bu davranış size yapıldığında da aynı sonucu doğurur.
  Diğer yandan mutlu olmak için sebep aramak isteyenler; zamanının kıymetini, sağlığının kıymetini bilmeyi öğrenmeli..
Bakın işin ucu yine kendi özünüze odaklanmaya varıyor. Başkalarının hayatlarına değil...
  Şöyle bir düşünün; Yaşamınız için bir müsvette mümkün değil...
Bir hikaye yazarken, o hikayede bir yaşam oluştururken, hemen yan tarafında biriken müsvette kâğıtlarından oluşan yığına benzemez, yaşamından yığdıkların...
Yaşamın, yaşamların müsvetteleri yok...
Harcarken zamanı ona göre harcamalı ya da insanları...
Zaaflı, zayıf insanların sizin üzerinizden veya başkaları üzerinden hayatlarını yaşamalarına, duygusal boşluklarını doldurmalarına izin vermemelisiniz...
Öyle ki; bu insanlar karşılarına gerçekçilikle dikildiğinizde sürekli sizi yalanlayacaktır...
Ya da ego tatmini için küçük oyunlara girecek ve siz bu oyunu izlerken onun aslında kendi davranışının, farkında bile olmadığını gördükçe anlamaya çalışmanın, anlamsızlığında boğulacaksınız...
Çocuk desem çocuk değil, yetişkin desem yetişkin değil, olmamış insan deyip çıkacaksınız...
"Hayır bu olmamış iadesi mümkün mü?" deme şansınızda yok...
Şaka bir yana;
  Hayatlarınızın müsvettesi yok; ona göre yaşayın... İçinde "onur" eksik olmasın...
  Mutluluk için en önemli adım; Kendine ve kendi yoluna, yaşamına, kendini geliştirmeye odaklanmış olmaktır...
  Tabii "Ben"ce ve "Ben"cilce-yi karıştırmadan...

 

Bu yazı toplam 1517 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU