Günün Tarihi:26 Eylül 2020

Nanoteknoloji...14 Eylül 2020 , Pazartesi


Murat Kaba

Geçen hafta bahsetmiştim. Bu haftaki yazımın konusunun  “Nanoteknoloji” olacağı bilgisini vermiştim...

Çünkü artık günümüzde sağlık sektöründeki tıbbi uygulamalardan ve eczacılıktan savunma sanayine, evimizdeki elektronik aletlerden kozmetiğe, otomotivden tekstile kadar pek çok alanda yeni teknolojiler şekillenmektedir. 

 

21. yüzyılı etkileyen bu teknolojiler aslında 3 tane: Biyoteknoloji, nanoteknoloji ve bilgisayar ve iletişim teknolojileri...

 

Bunların içinde özellikle nanoteknolojinin insanlığın geleceğine yön vereceği düşünülmektedir. Bu alana yatırım yapan ülkeler ve firmalar daha hızlı kalkınacaktır...

 

Nano kelimesi teknik bir ölçü birimi olarak kullanılmakta ve herhangi bir ölçünün milyarda biri anlamını taşımaktadır. 

 

Nano ölçekte incelenen malzemelerin; manyetik, optik, elektriksel, kimyasal, termal ve mekanik özellikleri önemli ölçüde değişmektedir.

 

Nanobilim; küçük ölçekli maddelerin manipülasyonu ve karakterizasyonuyla ilgilenen; fizik, kimya, biyoloji, elektronik ve malzeme gibi bilim dallarınında nanoölçekte yapılan bilimsel çalışmaların bir araya gelmesiyle oluşan bilimdir. 

 

Uygulamaya yönelik nanobilime ise nanoteknoloji denmektedir. Nanoteknoloji, malzemelerin ya da sistemlerin nanoölçekteki tasarım, karakterizasyon ve uygulamalarını kapsamaktadır. 

 

Dünya’da ilk nanoteknoloji alanında yapılan çalışmalar, 1970’li yıllarda başladı... 1980’li yıllarda atomik kuvvet mikroskobu ve tarama tünelleme mikroskobunun bulunmasıyla çalışmalar hızlanmıştır. 

 

2000’li yıllardan itibaren de piyasada nanoteknoloji ürünleri yer almaya başlamıştır. Ülkemizde ise nanoteknoloji alanında yapılan deneysel ve teorik bilimsel çalışmalar, 2005’den itibaren başlamıştır. 

 

Zaman içerisinde yeni alanlara girilmesinin yanısıra eski teknolojilere de yeni bir bakış açısı getirilmiştir.

 

Bu bağlamda, nanoteknoloji alanındaki bilimsel çalışmalar ve bunun sanayiye katkıları, teknolojinin yayılması, kullanılması ve özümsenmesi desteklenerek geliştirilmeye çalışılmaktadır. 

 

Tüm bu çalışmaların ana hedefi; daha az malzeme ve enerji kullanılarak daha dayanıklı, daha hafif ve daha hızlı yapıların üretilmesiyle, toplumun yaşam kalitesini yükseltmektir. Katma değerli ürünler üretmektir...

 

Geçen hafta da bahsettiğim gibi ülkemizin yalnızca teknoloji kullanan değil aynı zamanda teknoloji üreten bir konuma yükselmesi gerektiği için nanoteknoloji de bir itici güç olarak karşımıza çıkmaktadır...

 

Türkiye’de bir  Nanoteknoloji Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanmıştı... 

 

Ülkemizde nanoteknoloji alanındaki çalışmaların etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasını sağlamak üzere; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda diğer paydaşların da görüş, değerlendirme ve önerileri dikkate alınarak çalışmalar yapılmaktadır...

 

Üniversiteler, özel sektör, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve araştırma merkezlerinin temsilcilerinin katılımıyla Nanoteknoloji alanında altyapı ve insan kaynağını güçlendirerek küresel ihtiyaçları karşılayabilen bir ülke olmak için Nanoteknoloji alanını sürekli geliştiren, yeni ürünlerden en etkin şekilde yararlanarak katma değer yaratan ve ihracat payını artıran bir ülke konumuna yükselmeliyiz...

 

Günümüzde bilim, teknoloji, Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge), yenilikçilik ve girişimcilik; sürdürülebilir kalkınma ve ekonomik büyümenin lokomotifi olarak kabul edilmektedir. 

 

Türkiye’nin “Milli Teknoloji Güçlü Sanayi” vizyonu olmazsa olmazımızdır... Yüksek teknoloji ve inovasyon, dijital dönüşüm ve sanayi hamlesi, girişimcilik, beşeri sermaye ve altyapı çalışmaları da 5 ana bileşen olarak bu strateji doğrultusunda büyük ve güçlü Türkiye’ye giden yolda özellikle gençlerimizin en büyük destekçisidir...

 

İyi haftalar...

 

 

Bu yazı toplam 2238 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU