Günün Tarihi:21 Haziran 2021

Nerede eski ramazanlar?13 Mayıs 2021 , Perşembe


Cevdet Güngör

Genellikle Ramazan Bayramları’nda ki yazılarıma “Nerede eski ramazanlar” diyerek başlarım. Bu yıl pandemi nedeniyle gerçekten eski güzel ramazanlara zorunlu olarak özlem duyduk. Ben 35 yaşıma geldim ömrü hayatımda böyle evlere kapalı ramazana ve bayrama şahit olmadım. Önce sağlık çünkü bu illetin hiç şakası yok ve Allah korusun nereden geleceği belli değil.

            Neyse evlerde kapalı kutlamak zorunda kaldığımız bugünlerde şöyle eski ramazanları bir kez daha hatırlamaya ne dersiniz?

***

   Bizim küçüklüğümüzde Adapazarı’nda ramazanlar ayrı bir heyecan kaynağı olurdu. Şimdiki gibi, her adım başı elinin altında market yok. Ramazan gelirken, mutfak hazırlığı günler öncesinden yapılırdı. Ramazan alışverişi genellikle bir ay boyunca yetecek şekilde yapılır. Alınan mutfak malzemeleri evlerin kilerlerinde saklanırdı.

                O devirlerde buzdolabı nerede? Buzdolabı yerine evlerin serin yerlerinde tel dolaplar vardı. Neden tel dolap?

                Tel dolaplar sıcak günlerde yiyeceklerin hava sirkülasyonuna uğramasını sağlardı. Tel dolapların telleri ise sineklerin girmesini engelleyecek şekilde çok sık olurdu.

                Çark Caddesi’ndeki çok eski evlerin zemin katlarında ise toprağa gömülmüş su küpleri olurdu. Böylece sıcak yaz günlerinde evlerde soğuk su temini sağlanırdı.

                Çark Caddesi’nde bizim evin ilk kat zeminine gömülü büyük su küpü yoktu. Ama hemen karşımızda Sertler’in bir de Cevat Bey’in evinde vardı. Tabi Cevat Bey’in evindeki küpten su içmek mümkün değildi. Ama sıcaktan bunaldığımızda Sertler’in evindeki su küpünden soğuk su içtiğimiz çok olurdu.

                “Ne var bunda, yıllar sonra bir bardak soğuk su içtiğini şükran ile anıyorsun” diye düşünenler olabilir

                Şayet böyle düşünen varsa, bende kendilerine “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı varsa,  sıcak yaz günlerinde bir bardak soğuk suyun 50 yıl hatırı vardır” diyorum. İnsan sahip olduğu değerlerin kıymetini ne yazık ki, pek bilemiyor.

Örneğin; sular kesildiğinde, bazen bir bardak suyu mumla arıyoruz. Ama çeşmelerden su akmaya başladığında bir bardak suyun değerini hemen unutuyoruz.

***

Eski ramazanlara gidelim derken daha yolun başında su molası verdik.

Gelelim yine eski ramazanlara.

Her şeyden önce eski ramazanlar komşulukların pekiştiği, komşu dayanışmasının üst düzeye çıktığı günlerdi.

Komşular iftar için pişirdikleri yemeklerden mutlaka birbirlerine gönderirlerdi.

Zaten evler şimdiki gibi beton yığını olmadığı,  bahçe içinde iki katlı evlerden oluştuğu için, komşu evde pişen iftar yemeğinin kokusu, tabağından önce pencereden içeri girerdi.

Ne yazık ki, şimdi apartmanlarda bırakın iftarlarda birbirlerine yemek göndermeyi, birbirinin adını bilmeyen komşular var.

Tabi bunun adına komşuluk denirse.

***

Bunun yanı sıra ramazanlarda iftar davetlerinin ayrı bir yeri vardı. Komşuların birbirini iftara davet etmesi o kadar önemli değildi. Çünkü komşuda pişen zaten size de düşüyordu. Ancak her ramazan akrabalar birbirlerine mutlaka iftar verirlerdi. Bence bu iftarların en büyük faydası, yeni nesil akraba çocuklarının birbirini tanımasına, birbiri ile kaynaşmasına vesile olmasıydı.  Şöyle bir düşünün şimdiki çocuklar, akraba çocuklarını acaba ne kadar tanıyorlar? Ne kadar birlikte oluyorlar? Ne kadar samimiler? Şimdiki çocuklar ne yazık ki akraba sohbetleri yerine interneti tercih ediyorlar. 

Ne yapalım devir değişiyor.

Bize de eski günleri anmak kalıyor.

Ramazan sohbetleri

Çocukluğumuzda, büyüklerimiz bize oruç alışkanlığı kazandırmak için çaba harcarlardı. Örneğin; “Ramazan’ın başında, ortasında ve sonunda 3 gün oruç tutarsanız, siz çocuk olduğunuz için o üç gün 30 gün olarak kabul edilir” derlerdi ya da “Tamam sen çocuksun, öğlene kadar oruç tutsan tam gün sayılır” denirdi.

Ama mutlaka sahura kaldırılırdık.

Mutlaka iftar sofrasında topun atılmasını beklerdik.

Topun atılması denince bizim çocukluğumuzda ve gençliğimizde Atatürk Parkı’nda Ramazan Topu atılırdı. Atatürk Parkı’nın arka tarafına doğru,  bildiğiniz  bir top dururdu. Top her iftar ve sahurda doldurulur, fitili ateşlenir ve patlatılırdı. Ama mermi yerine topun içine çaput (bez parçaları) konulurdu.  Zaman zaman iftar sofrasına biraz geç kalıp azar işitmeyi göze alıp Atatürk Parkı’na topun patlatılışını seyretmeye giderdik. Top patladığında havada uçuşan bez parçalarını zevkle izlerdik.

Daha sonra Ramazan Topu yerini, depremde yıkılan Belediye İşhanı’nın çatısından atılan ses bombasına bıraktı. Şimdi Ramazan Topu ve ses bombası atılıyor mu bilmiyorum. Çünkü şimdi zorunlu ikamete tabi olduğumuz Korucuk’tan iftar ve sahurda herhangi bir patlama sesi duyulmuyor.

***

Yaşımız daha bir kemale erdiğinde ise Adapazarı’nın belli yerlerindeki ramazan sohbetlerine yetiştik.

Örneğin; Şemsiyeli Park siyasi kulislerin olduğu kadar ramazan sohbetlerinin de değişmez adresiydi.

Tabi ramazanda da Şemsiyeli Park’taki sohbetlerde siyasi hicivler yine mutlaka olurdu.

Ramazan sohbetlerinde siyasetin kalbinin attığı bir diğer yer ise Kömür Pazarı’ndaki Niyazi’nin kahvesiydi.

Niyazi’nin kahvesi özellikle Adalet Partisi zamanında AP’nin Sakarya milletvekili sıralamasının, belediye başkan adaylarının, belediye meclis üyeleri ve il genel meclisi üyeleri sıralarının şekillendiği bir mekandı.

Adapazarı’nın hemen her semtindeki mahalle kahveleri de ramazan sohbetlerinin odak noktasını oluştururdu.

Kim bilir belki de şimdiki nesil ileride, bugünkü ramazanları “Nerde eski ramazanlar” diye özlemle anacaklardır.

Dedim ya, devir değişiyor ama bizler için o ramazanların tadı bir başkaydı.

 

Bu yazı toplam 66 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU