Günün Tarihi:26 Ekim 2021

PROVOKATİF SİYASET!15 Temmuz 2021 , Perşembe


Özlem Doğan

Bu çağ için onlarca isim yakıştırabiliriz. Birçok tanım koymaya öylesine açık ki, anlatımı bazen mümkün değil.
   Teknoloji Çağı, Şaşkınlık Çağı vs. Bu tanımlara katılmakla birlikte dünya siyasetinin ve ulusal siyaset çevrelerimizin evirildiği ‘Provokasyon Siyaset Çağı’ diye yeni bir tanımda ben eklemek istiyorum. Provokasyon Siyaset, Psikolojik manipülasyonlar yaratan, yani; (Psikolojik manipülasyon, insanları kendi bilgileri dışında veya istemedikleri hâlde etkileme veya yönlendirme anlamına gelir. Bu etkileme ve yönlendirme sonucu insanlar davranış değişikliği ya da kanaat değişikliği gösterebilirler. Davranış ve kanaat değişikliği tüm etkilenme ve yönlendirme uygulamalarını kapsar) ve bu durumdan beslenerek güç elde eden Provokasyon Siyasetinin Çağı... Üstelik bu davranışın sergilendiği durumda bir insanın iyiliği ya da toplumun iyiliği öncelikli hedef değildir maalesef. İkili ilişkilerden örnek vermek gerekirse; ilk hedef üste çıkmaktır.
   Algı yönetimleri, algı siyaseti, her dönemde olmuştur ama uzun süreye yayılan etki hedefli olurdu genelde. Fakat şuan gündem bombardımanı, nefret söylemi, inanç ve duygulara saldıran kısa süreli şok etkileri yaratarak, unutkanlıkları tetikleyen, vur kaç tipi ve psikolojiyi altüst edip kafa karışıklığından faydalanan, yeni tip bir düzende sürükleniyor toplumlar. Üstelik olayın doğrusunu anlayana kadar da iş işten geçmiş oluyor.
  Kısa vadede bu durumdan güç elde etmeye çalışanlara fayda sağlamış görünse de, uzun vade de toplumda görülecek etkileri ise açıkçası kaygı verici muammalarla dolu... Huzursuz, güvensiz ve patlamaya hazır bomba gibi gergin toplumlar oluşuyor.

  YORGUNUZ HEYHAT!

   Evet, yorgunuz. Dünyanın neresinde olursa olsun, savaştan, açlıktan, fakirlikten acı çeken canlılar olmamasını istiyoruz. Değişim şart ve bu değişim önce kendi sokağında başlarsa genele sirayet eder. Onun için önce kendi sokağımızdaki yöneticiler, üyesi olduğu halkını, milletini seven, vatanına hizmet etme niyetinde olan, koltuk ve güç sevdası peşinde olmayan siyasetçiler, bu dili ve yaklaşımı değiştirmek zorunda. Biz halka düşen ise yok bakanıymış, yok milletvekiliymiş, yok cumhurbaşkanıymış demeden, o koltuğa oturanın bu milletin her ferdine eşit haklar, yaşam kalitesi ve güven ortamında yaşama hakkını sağlamak için hizmet vermesi gerektiğini unutmamaktır. Herhangi bir parti fark etmeksizin takım tutar gibi parti tutmak değil, hizmet verecek olanı seçmek ve hizmet verecek olana yalakalık etmeden işini doğru yapmıyorsa, hesap sormak bu milletin yapması gerekendir. Zira arz talep meselesine dönüşür bu durum. Provokasyonlara kulaklarımızı kapatıp, gözlerimizi dört açmalıyız. Aksi halde aklı dağılmış bir toplum, ne bir arada kalabilir, ne de huzuru bulabilir. Hayat kısa… Karışıklık ve huzursuzluk içinde yaşamaya değer mi? Değmez! O halde hedefimiz samimi siyasetçiyi değil hizmet insanlarını göreve atamaktır. Malum siyaset ve siyasetçi kelimesi artık zihinlerimizde kirlilik arz ediyor. Bize vaatler veren değil, provokasyondan uzak, dili birleştirici, eşitliği destekleyici ve saydam yöneticiler gerek.

 Siyaset-toplum, toplum-siyaset birbirini etkileyen dişliler ve bu dişlilerden biri değişmezse; bu çarkın dönüşü de değişmez…

 

Bu yazı toplam 240 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.


 

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 



SAKARYASPOR PUAN DURUMU