Günün Tarihi:8 Ağustos 2020

SPOR FEDERASYONLARI24 Temmuz 2020 , Cuma


Alpay Alev

Sevgili Okurlarım,

 

 

Hepinize merhabalar; Öncelikle bu hafta içinde bir cani tarafından acımasız bir şekilde öldürülen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencisi Pınar Gültekin’e Allahtan rahmet, acılı aileye sabırlar dilerim. Son yıllarda sayısı oldukça artan bu kadın cinayetlerine de avazım çıktığı kadar bağırarak kocaman bir YETER !!! diyorum.

 

Bu hafta sizlere ülkemizin spor yönetiminde lokomotif bir rol oynayan spor federasyonlarından bahsetmek istiyorum.

 

Spor federasyonları; anayasa ve diğer ilgili mevzuattan aldıkları görev ve yetkiyle, ülke genelinde her türlü sportif faaliyet ve organizasyonu düzenleyerek, ilgili spor dalının yaygınlaştırılması için gerekli önlemleri alarak uluslararası faaliyet ve organizasyonlarda ülkelerini temsil etmektedirler. 3289 sayılı Kanunun Ek 9. maddesi hükümlerine göre kurularak tüzel kişilik kazanan, organları genel kurul tarafından seçimle göreve gelen, her türlü kararlarını kendi organları içerisinde alan, bütçesi genel kurul tarafından onaylanan ve ibra edilen, özel hukuk hükümlerine tabi bağımsız spor örgütleridir.

 

Spor federasyonlarının iki temel görevi bulunmaktadır; birincisi üyesi olduğu uluslararası federasyonun koyduğu teknik kuralların ülkesinde uygulanmasını sağlamak. İkincisi de kendi ulusal üst kuruluşuna bağlı ve sorumlu olarak ülke çapında kendi sporunu örgütleyip yaymaktır. (Fişek, 1985:106–107).

 

2004 yılı itibariyle mevzuatta yapılan değişikliklerle spor federasyonları özerk, 2010 yılında ise bağımsız spor federasyonlarına dönüştürülmüştür. Bu dönüşüm içerisinde özerklik ibaresinin bağımsızlık ile değiştirilmesi Türk Spor Yönetiminde bir“Paradoks” oluşturmuş ve akıllarda “Spor federasyonları özerkti de şimdi ise bağımsız mı?” (Bilir, 2016) sorusunu getirmiştir.

 

Değerli Okurlarım, Spor federasyonları her ne kadar özerk olarak tanınsa da SGM çerçeve statüsü doğrultusunda kendi ana statülerini oluşturmaktadırlar. Ceza ve disiplin konularında SGM tahkime gidilmesi ve her türlü işleyiş ve faaliyette SGM denetiminin olması özerkliğe ters düşmektedir. Aynı zamanda Federasyon denetim kurullarının iki üyesi seçimle belirlenen, üç üyesi ise Genel Müdürlükçe görevlendirilen beş üyeden oluşur. Sportif değerlendirme ve geliştirme kurulu raporlarında ise federasyonların toplam gelirlerinin % 65 ‘ini Spor Genel Müdürlüğünün oluşturuyor olması da federasyonların mali ve idari olarak tam bir özerk yapı içerisinde oldukları söylenemez.

 

8.Kalkınma planında Kulüp ve federasyonların kurumsallaşması ve kendi kendini finanse eden bir yapıya dönüşmeleri sağlanacaktır yönünde karar alınmıştır. Yine 6.Spor şurasında ise Federasyonların özerk yapısı devam etmelidir. Bu özerk yapıda idari ve mali konularda özerklik güçlendirilmelidir şeklinde görüş belirtilmiştir. 10.Kalkınma planında ise Spor federasyonlarının kapasitelerinin güçleneceği noktasında görüş birliğine varılmıştır. Bugüne kadar yapılan Kalkınma Planları geniş kapsamlı 10.yıl planı da dahil bir çok proje ve öneri kağıt üzerinde kalmış gerek politik gerekse de ekonomik sebeplerle hayata geçirilememiştir.

 

Ülkemizde spor federasyonlarının finansal kaynaklarının büyük kısmı kamu tarafından sağlanmaktadır. Bunların başında SGM ve Spor Toto Teşkilat Başkanlığı olmak üzere yerel yönetimler ve çeşitli kamu kurum ve kuruluşları gelmektedir. Genel Müdürlük olimpik dallarda; federasyonun bir önceki yıl gerçekleşen gelirlerinin % 75'i kadar, olimpik olmayan federasyonlara ise; % 50'si kadar yardımda bulunabilir. SGM ve Spor Toto Teşkilat Başkanlığınca sağlanan kaynaklar, spor federasyonlarının genel toplamda elde ettikleri gelirlerin 2,5 katıdır. Buna göre, spor federasyonlarının elde ettikleri sponsorluk ve diğer gelirleri oldukça düşük seviyede kalmıştır (Bayansalduz, 2010:317).

 

Bir değerlendirme yapacak olursak, Türkiye’de kalıcı spor politikaları belirlenerek, spor federasyon yapıları kişi ve siyasi baskıların etkisinden kurtarılmalıdır. AB ülkelerinde siyasi politikalar ve hükümetler değişse de spor politikaları değişmemektedir. Ülke federasyon yapıları ve uluslararası uygulamalar, kurallar ve ülke gerçekleri dikkate alınarak spor yönetiminde idari, mali ve siyasi özerklik sağlanmalı ve spor federasyonlarının organlarıyla ilgili yapısal değişiklik ve iyileştirilmelere gidilmelidir. Federasyon genel kurullarında, ülke genelinde faaliyet gösteren tüm spor kulüplerinin temsil edilebileceği bir genel kurul yapısı oluşturulmalıdır. İlgili branşın veya sporun içinden gelen, idari ve sportif faaliyet ve organizasyonların sorumluluğunun verildiği liyakatli yönetici ve temsil özellikleri olan kişilerden seçilmelidir.

 

 Spor federasyonları, Türk sporuna beklenilen ivmeyi kazandıramadığından; TİCİ örneğinde olduğu gibi bir spor dalının belirli seviyede yaygınlaştıktan sonra aşağıdan yukarıya yapılanması sonucunda kurulmalıdır. 1982 Anayasasının 58. ve 59. maddeleri sporun sevk ve idaresini kamu görevi olarak tanımlamıştır. Kamu, bu görevini GSB’ya bağlı spor federasyonları eliyle yürütmektedir. Spor federasyonları her yaştaki vatandaşın spor yapmasından çok performans sporcusuna dönük faaliyetler yapmaktadır. Halkı sporun içerisine daha fazla  katabilmelidirler.

 

 

 

 

Bu yazı toplam 3973 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU