Günün Tarihi:20 Eylül 2021

Tarihi Nasihatler10 Eylül 2021 , Cuma


Muzaffer Taşyürek

Osmanlı Devleti’nin ilk kadı ve Müftüsü, Osman Gazi’ni kayınpederi, manevi yol göstericisi Şeyh Edebali Osman Gâzî’ye verdiği bir öğüdünde şöyle demişti;

 “Ey oğul! Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, hoşsohbetsin! Ama bu meziyetleri nerede kullanacağını bilmezsen, sabah rüzgârında savrulur gidersin.  Öfken ve nefsin bir olup, aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve irâdene sahip olasın!  Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi değildir. Bütün bilinmeyenler, feth edilmeyenler, görünmeyenler, senin fazilet ve ahlakını gün ışığına çıkaracaktır.

  Ey oğul! Ananı, atanı say!  Bereket büyüklerle beraberdir.  İnancını kaybedersen, yeşilken çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma!  Gördüğünü görme!  Bildiğini bilme!  Sevildiğin yere sık gidip gelme!

  Ey oğul!  Üç kişiye acı: Câhil arasındaki âlime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibarını kaybedene.

Ey oğul! Unutma ki; yüksekte yer tutanlar,  aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklı olduğun mücadeleden korkma !”

Şeyh Edebali’nin manevi terbiyesinden geçen ve Osmanlı Devleti’nin temellerini atan Osmanlı beyin oğluna verdiği nasihatte 600 sene dünya üzerinde hüküm süren Osmanlı Devleti’nin hangi temeller üzerinde yükseldiğinin güzel örneklerindendir.

Osman Gazi’nin Oğlu Orhan Bey’e Nasihati.

Bursa kuşatıldığı sırada, Osman gazi hastalanıp yatağa düşmüştü.  Şehirde,  çatısı yeni örtülmüş bir manastır vardı ki,  güneşli havalarda uzaktan pırıl pırıl parlıyordu.  Osman Gazi bir gün oğlu Orhan Gaziyi alarak şehrin yakınındaki bir tepeye çıkarmış ve eliyle o parlayan kubbeli yeri göstererek:

 “Beni şu gümüşlü kubbenin altına koyasın!” diye, oğlu Orhan’a adeta vasiyet ve Bursa’nın alınmasını işaret etmiş ve şunları söylemişti:

 “Allah buyruğundan gayri iş işlemeyesin. Bilmediğini, fakihlerden (Din bilginleri) sorup anlayasın. İyice bilmeyince, bir işe başlamayasın. Sana itaat edenleri hoş tutasın. Ve askerine bağışta bulunmayı, ödül vermeyi eksik etmeyesin.

Zalim olma. Dünyayı adaletle şenlendir ve cihadı bırakmayarak beni sevindir.

Ulema’ya uy ki, din işleri düzene girsin. Nerede bir bilgili kişi duyarsan ona rağbet et, güler yüz göster ve onu yücelt.

Askerlerinden ve malından gururlanıp din bilginlerinden yüz çevirme.  Bizim yolumuz Allah yolu, amacımız Allah’ın dinini yaymaktır.

 Yoksa kuru cihangirlik davası değildir.”

Sultan II. Murad’da dedelerinin izini sürmüş, Osmanlı Devleti’ne Varna ve Kosova’da kazandığı iki zaferle Türklerin Balkanlardan sökülüp atılamayacağını ispat etmiş büyük bir padişahtı.  Geleceğin fatih’i oğlu Şehzade Mehmed’in en iyi şekilde yetişmesi için hocalar getirtmiş, maddi ve manevi terbiyesiyle bizzat ilgilenmiştir.  Ara sıra oğlunu dizinin dibine oturtup onan nasihatlerde bulunmuştur. Yaptığı nasihatlerden birinde şöyle diyordu;     

“Oğul! bu dünyada üç türlü insan vardır.  Biri şudur: Akıl ve fikirleri yerinde, geleceği az çok gören ve düşünen, hiçbir kusurları olmayan kimselerdir.

 İkincisi; yolların doğru veya eğri olup olmadığın bilmekten uzak kimselerdir. Ama bu duruma kendi istekleriyle değil, çevrelerinin tesiriyle düşmüşlerdir.  Nasihat edildiğinde, kafaları alır kabul eder,  söz dinlerler. Çoğu zaman, duyup, işittiklerine uyarlar.

Üçüncü gurup ise: ne kendileri bir şeyden haberdardır ve nede yapılan ikazlara, nasihatlere kulak asar. Sadece kendi arzularına uyar ve her şeyi bildiklerini sanırlar.  Bunlar diğerlerinden daha adî,  daha alçaktır.

Ey oğul!

Yüce Allah eğer seni ilk sırada saydığım kişiler arasında yaratmışsa sevinirim...

İlkinden değil de, ikinciler gibiysen, sana yapılan nasihatlere kulak vermeni tavsiye ederim.

Sakın üçüncü guruba dâhil olmayasın! Onlar ne Allah’a ne de insanlara karşı iyi bir durumda değildir...

Padişahlar elinde terazi tutan bir kimseye benzer. Sen padişah olunca teraziyi doğru tutmanı isterim. O zaman yüce Allah da senin iyiliğini arzular. Unutma ki, her şey Allah’ın malûmudur. Her şey O’nun tarafından bilinebilir.”

Bizler içinde kulağımıza küpe olacak sözler.

Okulların açıldığı şu günlerde çocuklarımızla vakit geçirmeyi ihmal etmeyelim. Onları ellerindeki tabletlerin, önlerindeki bilgisayarlara mahkûm bırakmayalım.

 

          

 

 

 

Bu yazı toplam 107 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.


 

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 



SAKARYASPOR PUAN DURUMU