Günün Tarihi:26 Temmuz 2021

Tatil Yazıları19 Haziran 2021 , Cumartesi


Cevdet Güngör

Yalan üzerine

   Bugün size geçmişteki meslek anılarımın bazılarından bir kez daha söz etmek istiyorum. Tüm samimiyetimle söylüyorum. Bu meslekte 40 yılım geçti. “Şöyle yaptım, böyle yaptım” şeklindeki söylemleri hiç sevmem.  Çünkü ne yaptıysak mesleğimizin gereğini yapmışızdır.

 

                Mesleğimizin gereğini yaparken, yalanı hiçbir zaman sevmemişimdir. Bizim meslekte sizin yalanı sevmemenizin yanı sıra karşınızdakinin yalan söyleyip söylemediği de çok önemlidir.  Ve asıl mesleki tehlike buradadır. Yani karşınızdakinin yalanına sizi inandırması.

 

                Yıllar içinde gerek atanmışların, gerekse seçilmişlerin ve hatta vatandaşlardan hangilerinin sizi yalanına inandırmaya çalıştığını çok az bir yanılma payı ile anlayacak tecrübeye kavuşursunuz.

            Şunu samimiyetle belirteyim ki,  40 yıllık meslek hayatımda yalana meraklı siyasetçi sayısı çok şükür çok azdır. 

 

                ***   ***   ***    ***    ***   ***   ***   **   *

 

                Örneğin geçmiş yıllarda ilimizin çok üst mevkilere ulaşmış bir siyasetçinin  Geyve’de ki  partilerinin bir seçim çalışmasında arkadaşına ”Oğlum siyasette yalana vergi yok. Sen yalan söylemiyorsun. Senden siyasetçi olmaz dediğini” dün gibi hatırlıyorum. Ne yazık ki o kişi arkadaşına söylediği bu sözlerinde haklı çıkmıştı.

 

                Şimdi bu kişi bana bir şeyler söylediğinde, en az üç kere süzgeçten geçirip değerlendirmişimdir.

 ***   ***      **

                Bürokrat kesiminden biri örnek vermek gerekirse, zamanın bir Geyve Kaymakamının bir olay nedeniyle sabahın köründe gazetecileri Geyve’ye davet edip, sonrada gazetecilere kendi verdiği haberi yalanlamasıdır.

 

                Ve kendi söylediği haberi yalanlamasının dışında, bir de bize dava açarak söylediği yalanı doğru gibi yayınlamamızı istemişti.

 

                Tabi ki gönderdiği tekzibi yayınlamadık. Ve bu yüzden meslek hayatımda ilk ve tek kez hüküm giymiş ve hüküm para cezasına çevrilmişti.

 

                ***   ***   ***   ***   ***

 

                Bir de karşınızdakinin size söylediğini daha sonra inkar etmesidir. Bir tane daha bir örnek vermek istiyorum.

 

                Zamanın DSP Sakarya Milletvekili Teoman Akgür sanıyorum Kazımpaşa’da yaptığı bir toplantıda, Türk halkına hakaret eden bir söylemde bulunmuş. Bu toplantıyı takip eden Hüseyin Cumalı heyecan ile gelerek, “Abi Akgür, Türk halkına hakaret etti” dedi. Cumalı garanticidir, Akgür’ün sözlerini teybe almıştı. Bana da dinletti.  Hakikaten Akgür, Türk halkına hakaret ediyordu.  Ertesi gün DSP Kadın kolları kalabalık bir grup halinde gazeteye geldi. Akgül’ün kendilerine böyle bir şey söylemediğini ve bizim yalan yazdığımızı ifade ettiğini belirtip. Bizi kınıyorlardı.

 

                  Hüseyin’i çağırdım. Teybi açmasını söyledim. Ama biri türlü banttaki o bölümü bulamıyoruz. Bir gün önce dinlediğimiz sözler sanki gece birisi tarafından silinmişti. Büyük uğraş sonucunda sonunda o sözleri bulup DSP’li kadınlara dinletmiştik. Bu kez kendileri bizden özür dileyip gitmişlerdi.

 

                ***   ***   ***

 

                Bu konuda bir de olumlu örnek vermek istiyorum. Zamanın Türk-Metal Sendikası Başkanı rahmetli Rıdvan Taş bana bir açıklama yaparak, zamanın hükümetini çok ağır bir şekilde eleştirmişti. Aslında sendikacılığın gereğini yapmıştı.

 

                Ancak zamanın Basın Savcısı, Rıdvan Taş’ın bu söylediklerinde suç unsuru bulup kendisini hafta sonunda gözaltına aldırmıştı. Taş, iki gün emniyette gözaltında kaldıktan sonra Pazartesi günü Savcılığa sevk edilmişti.  Savcı Rıdvan Taş ile birlikte beni de sorguya aldı. Ve Rıdvan Taş’a gazetemizde çıkan haberdeki sözleri kendisinin söyleyip söylemediğini sordu. Taş hiç tereddüt etmeden;  “Evet ben söyledim” dedi. Bunun üzerine savcı beni “Tamam siz gidebilirsiniz” diyerek, Rıdvan Taş’ı tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk etti.  Taş o gün “Hayır ben böyle bir şey söylemedim” dese ben mahkemeye  sevk edilecektim.  (Şimdi yasa değişti yayınlayan da sorumlu oluyor) Bu vesile ile gazetecilik ilişkileri dışında çok sevdiğim bir arkadaşım olan Rıdvan Taş’ı bir kez daha rahmetle anıyorum. Çok şükür meslek hayatımda böyle özü sözü bir insanlar büyük çoğunluktadır

 

 

 

 

Bu yazı toplam 108 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU