Günün Tarihi:9 Temmuz 2020

Toplumsal şiddet sessizliğe karşı şiddetlenir10 Mayıs 2020 , Pazar


İlhan Düzgün

1979 yılında o zamanlar henüz pek tanınmamış olan performans sanatçısı Marina Abramovic, gösteri sanatları tarihinin en unutulmaz, en konuşulan ve belki de en korkunç gösterilerinden birini gerçekleştirdi. “Rhythm 0” adını verdiği bu gösteride, yaptığı şey aslında çok basitti. Olduğu yerde sabit durmak. Bir masa üzerine birçok farklı eşya ve materyal yerleştirdi. Bu masada çiçekten çikolatalı keke, zincirden bıçağa kadar her türlü rastgele eşya bulunuyordu. Hatta masada bir mermi ve silah bile mevcuttu. Yani ziyaretçilerin iyiyle kötü arasında seçim yapma şansı vardı. Bu objeleri tüm ziyaretçiler istedikleri gibi kullanabileceklerdi.

Tüm gösteri boyunca kadın, tıpkı cansız bir obje gibi pasif kalacaktı. 6 saat sürecek bu performans denemesinin hayatının en korkunç günlerinden birine dönüşeceğinden haberdar değildi.

İlk başlarda izleyiciler oldukça nazik ve iyi niyetliydi. Aradan zaman geçtikçe ve performans uzadıkça işin rengi değişmeye başladı. İlk olarak izleyicilerden biri kadına hafif bir tokat attı. Abramovic’in gerçekten de, hiçbir reaksiyon vermediğini fark eden topluluktan bazıları kadına daha sert bir biçimde vurmaya başladı. Az önce kadının elini sıkan, ona gül uzatan insanlar karşılarında gerçekten savunmasız birinin olduğunu kavradıklarında şiddet eğilimi göstermeye başladılar.

Kalabalıktan biri kadının karnını bıçakla çizdi ve diğerleri de bundan cesaret alarak onu takip etti. Boyun kısmına çizik atarak kanamasını sağladıktan sonra burada kan emenler bile oldu. Bunun ardından kadını sağa sola cansız manken gibi taşıdılar bu esnada defalarca taciz ettikleri kadına, kalabalıktan bir adam masa üzerine yatırıp tecavüz etmeye çalıştı!

 Sonrasında sağduyulu birkaç kişinin önlemesiyle kalabalık bu fikirden vazgeçti ve kadının çıplak fotoğraflarını çekmeye başladılar. Bu esnada kadın gözyaşları içindeydi ancak kalabalık onu bir obje olarak değerlendirme konusunda ısrarcıydı…

 Vahşileşen çoğunluğa rağmen kalabalık içinde bulunan bir grup insan bu durumdan rahatsızlık duymaya başladı. Ancak cesaret edip bir eylemde bulunamadılar. Ta ki kalabalıktan çıkan bir kadın, Abramovic’in gözyaşlarını silip ona sarılana kadar…

Buna benzer sosyal testlerden sizlerin de hatırladıkları vardır,

Hemen aklıma gelen bir örneği de kısaca paylaşayım yeri gelmişken;

Bir sınıfta birbirini tanıyan öğrenciler sosyal bir test için hiçbir özelliklerine bakılmaksızın tamamen tesadüfi olarak iki gruba ayrılır, bu gruplardan biri mahkum rolü oynayacaktır diğeri ise gardiyan rolü oynayacaktır.

Yukarıda paylaştığımız Marina Abramovic, canlı gösterisinin tüm aşamaları ve kaçınılmaz son aynı akış ile gerçekleşir ve gardiyan rolü oynayanların yine kendi sınıfından olan, tanıdıkları ve belki samimi oldukları mahkum rolü oynayan arkadaşlarına tavırları şiddetlenip, işkenceye dönüşmesi aşamasında son deney sonlandırılır.

Burada hepimizin içinde eğitim durumumuzdan, sosyal statümüzden, fiziksel gücümüzden bağımsızbaskılanmış, gizlenmiş ancak ehlileşmemişvahşiliğimiz toplumun içindeyken savunmasız bir grubu veya kişiyi görüncetoplumun bizi onaylamasından veya önlememesinden aldığımız güç ile artarak sınır tanımamaya başlıyor!

İkinci tedavi edilemeyen konumuz ise: içimizdeki bastırılmış veya gizlenmiş vahşiliğimizin desteklediği şiddet duygusu birey olarak yapmakta tereddüt ettiğimiz, korktuğumuz belki de yapmak isteyip de yapamadığımız birçok davranışı bir topluluk içinde gizlenerek, sürüye dahilkimliksiz olarak yapmak!

Bireysel olarak güçlü hissettiğimiz durumlarda uyguladığımız şiddetten bize iyi gelecek hissi yani tepkiyi alamayınca şiddeti uygulamaktan vaz geçen insan ırkı, bireysel olarak uygulamaktan korktuğu, sosyal statüsü veya eğitimi nedeniyle uygun bulmadığı bu kişisel davranışı toplumun içine gizlenerek, kimliksiz olarak tepkiyi almadığımız sürecek cesurca ve artarak uygulayabiliyoruz!

Bunu şöyle de anlamak mümkün; evcilleştik ama ehlileşmedik!

Şiddet öyle bir davranış şekli ki sürekli artarak devam ediyor!

Şiddetin beslendiği şey uyguladığınız şiddetin size verdiği tatmin duygusu.

Şiddetin bireysel olarak tatmini size verilen tepkiden kaynaklı buna karşılık şiddetin toplumsal olarak tatmin ise toplu olarak alınan hazdan kaynaklı.

Bireysel olarak tatminin yok olması tepkinin yok olması ile ilintiliyken, toplumsal olarak tatminin yok olması karşı kuvvetin varlığı yani toplumun içinde kendisinin güvensiz hissetmeye başlaması veya topluluğun hazzının bitmesi ile ilişkilendirilebilir.

İlk insanlardan beri toplu olarak yaşamayı seçen insanoğlu, buradan güç aldığı için topluluğun dışında kalmayı istemez!

Topluluğun içinde kalmak güvenlidir,

Topluluğun doğru veya yanlış tanımlarını birey olarak o da kabullenir, kendisine uygun gelmeyen davranışları bile toplumun bireyi olarak kalmak için yapabilir.

Bireysel şiddet başladığı andan itibaren karşılık bulduğumuz ve gücümüzün yettiği sürece sorgusuz sualsiz artarak devam ettirirsek, toplumsal şiddet de başladığı andan topluluktan aldığı gücü zayıf olanın üzerinde sorgusuz sualsiz arttırarak linç seviyesine kadar devam eder!

Bu çalışmalardan çıkan sonuç kişi ve toplum içindeki şiddet eğiliminin tedavi edilmesi, eğitilmesi değildir,

Bireysel ve toplumsal şiddetin önlenmesinin en önemli yöntemi şiddetin oluşma ihtimallerini önlemektir, başlangıç anından itibaren cezalandırılmasıdır!

Cezalandırılmanın adaleti ve kişi tanımazlığı şiddetin kişisel ve toplumsal olarak ortaya çıkmasının önündeki en büyük korku ve güvencedir!

Korktuğunuz şeyi korkutmanız ve sindirmeniz gereklidir başkaca bir önleme yöntemi yoktur!

Son söz yerine hukuk ve adaletli adalet kişisel ve toplumsal şiddetin tek güvencesidir!

26.3.2020

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1694 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU