Günün Tarihi:22 Şubat 2020

ÜÇ TARZ-I SİYASET13 Şubat 2020 , Perşembe


Özlem Doğan

"ÜÇ TARZ-I SİYASET" OSMANLICILIK, İSLAMCILIK ,TÜRKÇÜLÜK ve BUGÜN...

    Osmanlı Devletinin gerileme döneminde ki temel devlet politikası olarak Osmancılık, İslamcılık, Türkçülük olmak üzere üç siyaseti izlenmeye çalışılmıştır.
  Yusuf Akçura'nın “Üç Tarz-ı Siyaset” adlı yazısında“Batı’dan feyiz alarak kuvvet kazanmak ve ilerlemek arzuları uyandıktan” sonra Osmanlı ülkesinde tasavvur ve takip edilen “üç meslek-i siyasî”yi tahlil etmektedir."
  Günümüzün şartlarında her ne kadar değişikliğe uğramış olsa da bu üç siyaset önemini korumuştur. Üçünün de başlangıç olarak hedefi birlik ve beraberliği sağlamaktır. Fransız ihtilalinden (1789) sonra büyük bir hızla Batı’dan Doğu’ya doğru Avrupa’ya yayılan milliyetçilik akımları Balkanlardaki halkları da etkisi altına almaya başlamış ve Osmanlı imparatorluğu da; Osmanlı Devleti’ne “kuvvet ve terakki” kazandırmak için üç farklı siyasi akım denemiştir;
  Osmanlıcılık; Osmanlı topraklarında ırk, dil, din fark etmeksizin tüm vatandaşları Osmanlı milleti adı altında toplayıp birlik sağlama yani Osmanlı hükümetine tabi muhtelif milletleri temsil ederek ve birleştirerek, bir Osmanlı Milleti, vücuda getirmektir.
  İslamcılık; "Panislamizm" olarak karşımıza çıkar ve islam birliğini önerir. Padişah olgusu Halife olgusu ile yer değiştirir ve öne çıkar.Hilafet hakkının Osmanlı Devleti hükümdarlarında olmasından faydalanarak, bütün İslamları söz konusu hükümetin idaresinde siyaseten birleştirmektir.
  Türkçülük ise; öze dönmeyi ve bu topraklar üzerinde yaşayan herkesi bir çatı altında toplamayı önerir.
  Bu üç akımın da amacı toprak bütünlüğünü koruyabilmek için o dönemde dünya da yeni oluşan konjonktürün karşısında ayakta kalabilmektir.
  Gerek Yusuf Akçura, gerekse Ziya Gökalp Osmanlı'nın özü olan Türk kültürünü dışlamanın birlik ve gelişmeye zarar vereceğini düşünmektedir. Ziya Gökalp Türkleşmek, İslamlaşmak ve Muasırlaşmak (Modernleşmek) bu üçünün bir arada ve denge de olması ile ancak gelişmeyi ve birliği öngörür. Mustafa Kemal; dönemin münevverlerinden feyz alır. Hatta Mustafa Kemal'in, Ziya Gökalp için "Fikir Babam" dediğinden söz edilir.
   Bu düşünüş ışığında Türkiye Cumhuriyeti vücuda getirmişlerdir.
  Fakat ne Osmanlı, ne de sonra oluşan Türkiye Cumhuriyeti bugün bu üç unsurun krize ve çatışmalara dönüşeceğini düşünmedi sanırım. Çünkü hepsinin oluşum sırası ve temelinde "Birlik" ve Batı'ya karşı toprak bütünlüğünü koruyabilmek vardı...
  Bugün bu siyasi akımların dışarıya karşı birlik kuvveti oluşturmaktan çok kendi vatandaşları arasında bir kutuplaşma noktasına gelmiş olması ise üzücü ve sorgulanması gereken bir noktadır.
Tarihi olaylar ve ideolojiler ancak kendi dönemi içinde incelenebilir. Bu bakımdan dünün ideolojilerini anlamak ve bugüne uyarlamak toplumu daha çok çıkmaza sokabilir. Siyasetin, ideolojilerin ve toplumun bu anlamda yenilenmeye, onları birlikte tutacak ortak noktaları tekrar bulmaya ve bütünleşmeye ihtiyacının olduğu, göz ardı edilemeyecek bir gerçektir.

☆(Üç Tarz-ı Siyaset; Yusuf Akçura'nın 1904'te Kahire'de yayınlanan Türk adlı gazetede kaleme aldığı makalelerdir ve daha sonra kitap olarak basılmıştır.)

 

 

Bu yazı toplam 1015 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU